Van sağlığına dev kadro takviyesi! 91 yeni hekim geliyor
Van sağlığına dev kadro takviyesi! 91 yeni hekim geliyor
İçeriği Görüntüle

2011 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremin üzerinden 15 yıl geçerken Van ve çevresindeki sismik hareketlilik dikkat çekti. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, 2011-2026 yılları arasında bölgede 20 binden fazla depremin kaydedildiğini açıkladı. Depremlerin büyük bölümünün sığ odaklı olduğunu belirten Alkan, 2015 yılından sonra Van Fay Zonu ile Erciş Fay Zonu arasında 4’ten büyük yaklaşık 30 depremin meydana geldiğini ifade ederek iki fay zonu arasındaki bölgenin ayrıntılı araştırılması gerektiğini vurguladı.

"15 YILDA 20 BİNDEN FAZLA DEPREM MEYDANA GELDİ"

Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, 2011'deki ana depremin ardından 2015 yılına kadar artçı şok aktivitesinin devam ettiğini belirtti. Doç. Dr. Alkan, "2011 Van depreminden sonra özellikle 2015 yılına kadar Van ana şoku ve çevresinde artçı şok aktivitesinin devam ettiğini hesaplamalarımızda net olarak görebiliyoruz. 2011 yılından 2026 yılına kadar bölgede 20 binden fazla depremin meydana geldiğini görüyoruz. Bu depremlerin sığ odaklı, yani yeryüzüne yakın depremler olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu depremler hissedilebilir nitelikte ve etkileri daha büyük olabiliyor. 2015 yılından sonra meydana gelen 4'ten büyük depremlerin bölgede nerelerde kümelendiğini, nasıl bir dağılım gösterdiğini, bu depremlere neden olan fay ve fay zonlarının doğrultularının ve yönlerinin ne olduğunu araştırıyoruz" dedi.

"DEPREMİ BİR FELAKETE DÖNÜŞMEKTEN ÇIKARIP DOĞAL BİR OLAY OLARAK KARŞILAYABİLİRİZ"

2011 depreminin kentte oluşturduğu hasara da değinen Alkan, depremde yaklaşık 140 bin yapının zarar gördüğünü, bunların yaklaşık 40 bininin ağır hasar aldığını ve can kayıplarının yaşandığını hatırlattı. Deprem sonrasında hasarlı yapıların dönüştürülmesi ve yeni konutların inşa edilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamu binaları bu anlamda oldukça sıkı standartlara tabi tutuluyor ve kullanışlı durumda bulunuyor. Bununla birlikte devletimizin vatandaşlara sunduğu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen konutlar da bu açıdan oldukça kıymetli. Özel firmaların da 2019 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygun şekilde yapılarını inşa etmeleri gerekiyor. Toplum olarak bu süreçleri doğru şekilde organize edebilir ve gerekli önlemleri alabilirsek depremi bir felakete dönüşmekten çıkarıp doğal bir olay olarak karşılayabiliriz. Böylece muhtemel bir deprem sonrasında yaralarımızı en kısa sürede sarabiliriz." Diye konuştu.

Kaynak: İHA