Türkiye’nin birçok kentinde tarihi alanlar ‘Gece Müzeciliği’ uygulamalarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu uygulama turist hareketliliğini iki katına çıkarırken sahip olduğu köklü tarihi geçmişe ve yüzlerce kültürel değere rağmen Van’ın bu sürecin dışında kalması yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bitlis’teki Selçuklu Meydan Mezarlığı, İzmir’deki Efes Antik Kenti, Antalya’daki Aspendos, Denizli’deki Hierapolis ve İstanbul’daki birçok müze gece ziyaretlerine açılarak turizm hareketliliğini günün her saatine yayıyor. Yakın zamanda Van Kalesi, Akdamar Adası gibi tarihi alanları ışıklandırılan Van’da da bu uygulamanın başlaması gerektiği konusu konuşulmaya başlanırken konuya ilişkin Şehrivan’a konuşan TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe ile Van Turizmciler Derneği Başkanı Murat Beyaz, gece müzeciliğinin getireceği avantajlardan söz etti. Bu uygulama ile ziyaretçilerin Van’da daha uzun süre konaklamasını sağlayacağını, kentin tarihi değerlerini daha görünür hale getireceğini belirten isimler başta Akdamar Adası olmak üzere Van’ın önemli destinasyonlarının bir an önce gece turizmine kazandırılması gerektiğini vurguladı.

ÖZGÖKÇE: VAN DA BU KAPSAMA ALINMALI!
Konuyla ilgili görüş veren isimlerden biri olan TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, Türkiye’de birçok ilde başlatılan gece müzeciliği hamlesinin Van’ı da kapsamasını beklediklerini söyledi. Özgökçe, kentin bu süreçteki eksikliklerine ve çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çekti.Özgökçe, “Van’ın ötekileştirilmesi, sahipsiz bırakılması ve siyasi aktörlerin yetersizliği nedeniyle kentin birçok sorunu çözümsüz kalıyor. Az önce de ifade ettiğiniz gibi İzmir’de Efes Antik Kenti gece müzeciliği ile gece saatte de ziyaretçilere açılıyor. Antalya, İzmir ve İstanbul’daki birçok müze de gece ziyaretlerine açılmış durumda. Ancak Van’da durum çok farklı. Dünyanın en büyük Urartu müzelerinden biri olan ve çok zengin bir eser koleksiyonuna sahip Van Müzesi şu anda kapalı. Üstelik kentte yalnızca bir müze bulunuyor. Müze inşa edilirken sektör temsilcileri olarak itirazlarımızı dile getirdik” diye konuştu.

GECE MÜZECİLİĞİ TURİZM HAREKETLİLİĞİNE BÜYÜK KATKI SUNUYOR
Batı illerindeki turizm olanakları ile Van arasındaki uçuruma dikkat çeken Özgökçe, “Van'ın en büyük sorunlarından biri ilin sahipsiz bırakılması ve yöneticilerin turizm konusunda yeterli iradeyi ortaya koyamamasıdır. Bugün İzmir, Antalya, İstanbul ve Karadeniz'deki birçok turizm destinasyonunda ören yerleri ve müzeler gece ziyaretine açılıyor. Bu alanlar güçlü ışıklandırmalar sayesinde gündüz gibi aydınlatılıyor ve turistlere daha uzun süre hizmet veriyor. Ancak Van, bu imkânlardan maalesef yeterince faydalanamıyor” diye aktardı.

UYGULAMA İLK OLARAK AKDAMAR’DA HAYATA GEÇİRİLEBİLİR
Kentteki potansiyelin doğru kullanılmadığını belirterek somut çözüm önerileri sunan Özgökçe, mevcut projelerin yetersizliğine değindi: Yıllardır sektör temsilcileri olarak yetkililere yaptığımız girişimler sonucunda Akdamar Adası'ndaki Akdamar Kilisesi'nin bulunduğu bölümde sınırlı bir ışıklandırma yapıldı. Ancak bu, beklentimizi karşılayan bir çalışma olmadı. Bizim talebimiz yalnızca kilisenin bulunduğu alanın değil, adanın tamamının aydınlatılmasıdır. Benzer bir örneği Van Kalesi'nde gördük. Sektörün talepleri doğrultusunda yapılan ışıklandırma sayesinde kale gece bambaşka bir görünüme kavuştu. Ben kaleye yakın bir bölgede oturuyorum ve her akşam bu manzarayı görüyorum. Işıklandırma, tarihi yapıya ayrı bir değer katıyor. Aynı uygulama Akdamar Adası için de hayata geçirilebilir” diye konuştu.

ÖZGÖKÇE: GECE MÜZECİLİĞİ BİR LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇ
Doğu'daki erken gün batımı dezavantajını avantaja çevirmenin yolunun aydınlatmadan geçtiğini savunan Özgökçe, iklim ve coğrafya şartlarına şu sözlerle vurgu yaptı: “Van'da özellikle kış aylarında gün ışığı süresi oldukça kısa. Antalya'da kışın bile yaklaşık 12 saat gün ışığı varken, Van'da bu süre 6-8 saate kadar düşüyor. Bu nedenle tarihi ve turistik alanların ışıklandırılması bizim için bir tercih değil, ihtiyaçtır. Gün ışığının olmadığı saatleri turizme kazandırmanın tek yolu gece müzeciliğidir. Ne yazık ki bu şehir, yıllardır sahipsizlik nedeniyle hak ettiği yatırımları alamıyor. Oysa Van sadece Akdamar Adası'ndan ya da Van Kalesi'nden ibaret değil. Çavuştepe, Hoşap Kalesi, Muradiye Şelalesi ve daha yüzlerce tarihi ve doğal destinasyona sahibiz. Toplamda 101 farklı turizm ürünümüz bulunuyor” şeklinde konuştu.

“DİĞER İLLERE SAĞLANAN İMKANLAR VAN’A DA SAĞLANMALI”
Van turizminin hak ettiği değeri görmediğini ifade ede eden TÜRSAB Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe sözlerini söyle noktaladı: “Bizim talebimiz çok açık. Antalya'ya, İzmir'e, İstanbul'a ya da Karadeniz'deki turizm merkezlerine sunulan imkânlar Van'a da sağlansın. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Bu ülkenin vatandaşları olarak eşit hizmet bekliyoruz. Bugün turistler Antalya'da, İzmir'de ya da İstanbul'da gece müzelerini gezebiliyorsa, neden Van'da da aynı imkâna sahip olmasın? Kışın güneş Van'da saat 16.00 civarında batarken Antalya'da yaklaşık dört saat daha fazla gün ışığı bulunuyor. Eğer tarihi alanlarımız ışıklandırılmış olsaydı, biz de bu saatleri turizme kazandırabilirdik. Günün erken bitmesi nedeniyle tur programları kısa tutmak zorunda kalıyoruz. Bu durum hem ziyaret sürelerini hem de konaklama gün sayısını azaltıyor. Sonuç olarak kente gelen turist sayısı ve turizm gelirleri de olumsuz etkileniyor”

TURİMZCİ BEYAZ: GECE MÜZECİLİĞİ AKDAMAR ADASI'NIN HİKÂYESİNE DE SON DERECE UYGUN
TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe'nin değerlendirmelerinin ardından Van Turizmciler Derneği (VANTUDER) Başkanı Murat Beyaz da gece müzeciliğinin Van için kaçırılan önemli fırsatlardan biri olduğunu belirterek, özellikle Akdamar Adası'nın sahip olduğu tarihi ve kültürel birikimle bu uygulama için en uygun destinasyonlardan biri olduğunu söyledi. Beyaz; “Açıkçası bu bizim adımıza önemli bir kayıp oldu. Gece müzeciliği uygulamasının ilk açıklandığı günlerde de sosyal medya hesabımdan paylaşım yapmıştım. Van Akdamar Adası, Van Kalesi, Çavuştepe ve Hoşap Kalesi gibi değerlerimiz ışıklandırılıp gece müzeciliğine kazandırılmayacaksa, başka hangi destinasyonlar kazandırılacak? Bu zaten yıllardır dile getirdiğimiz temel taleplerden biri. Üstelik gece müzeciliği, Akdamar Adası'nın hikâyesine de son derece uygun. Adanın efsanesiyle bütünleşebilecek bir turizm rotası oluşturulabilir. Hepimizin bildiği o efsanede genç, karanlıkta yönünü ışığa bakarak bulmaya çalışıyor. Bugün bunu turizme uyarladığımızda, adanın ışıklandırılmasıyla teknelerin de o ışığa doğru ilerlediği, hikâyeyle bütünleşen çok etkileyici bir atmosfer ortaya çıkabilir ve Akdamar'ın efsanesini yaşatan güçlü bir turizm deneyimi olur” dedi.

VAN DA BU KONUDA TALEP İÇİN SES YÜKSELTMELİ!
Kararların alınma sürecinde kentin dinamiklerinin pasif kaldığını belirten Beyaz, “Ne yazık ki bu tür gelişmelerden biz ancak kararlar açıklandıktan sonra haberdar oluyoruz. Kent olarak yeterince takipçilik yapmıyoruz. Bir liste yayımlanıyor, ardından basından öğreniyoruz ve ‘Şu il gece müzeciliğine açıldı, bu il açıldı’ diyoruz. Oysa yapılması gereken bunun tam tersidir. Listeler açıklanmadan önce şehrin gerekli çalışmaları yapması, kamuoyu oluşturması, güçlü bir lobi faaliyeti yürütmesi ve bu talebi ilgili kurumlara iletmesi gerekir. Çünkü Ankara'da masa başında oturan bir bürokratın kendiliğinden "Van Akdamar Adası'nı da gece müzeciliğine açalım" diye düşünmesini bekleyemeyiz” diye konuştu.

“AKDAMAR ADASI'NIN MUTLAKA GECE MÜZECİLİĞİNE AÇILMASI GEREKİYOR”
Diğer turizm şehirlerinin bu hakları nasıl elde ettiğini örnekleyen VANTUDER Başkanı Beyaz, Akdamar Adası'nın benzersiz potansiyelini şu sözlerle vurguladı: “Bu tür projeler şehirlerin talepleriyle hayata geçiyor. Efes başta olmak üzere birçok destinasyonda da süreç bu şekilde işledi. Kentin yöneticileri, sektör temsilcileri ve tüm dinamikleri talepte bulunuyor, ardından projeler hayata geçiriliyor. Biz yeterince talep etmediğimiz sürece doğal olarak gündeme de gelemiyoruz. Elbette bütün kalelerin gece müzeciliğine açılması gerçekçi olmayabilir. Ancak Akdamar Adası'nın mutlaka gece müzeciliğine açılması gerekiyor. Çünkü hem turizm potansiyeli hem de sahip olduğu efsanevi hikayesine son derece uygun. Böylece ziyaretçiler yalnızca tarihi bir yapıyı gezmeyecek, aynı zamanda hikâyesiyle bütünleşen farklı bir deneyim yaşayacak” diye konuştu.

GECE MÜZECİLİĞİ KENTE BÜYÜK DEĞER KATABİLİR!
Gece müzeciliği kentin imajına büyük katkı sunacağını ifade eden Beyaz, tanıtım eksikliğine değindi: “Bu yılı kentimiz adına kaçırılmış bir fırsat olarak görüyorum. Bir yıl daha bekleyeceğiz ki belki bir sonraki listede Van'dan bir destinasyon gece müzeciliğine dahil edilsin. Bu işin bir de tanıtım ve halkla ilişkiler boyutu var. Asıl önemli olan sadece müzenin gece açık olması değil, bunun Türkiye'nin gündemine taşınmasıdır. İstanbul'da, Ankara'da ya da İzmir'de yaşayan insanların ‘Van'da gece müzeciliği başladı’ ya da ‘Gece de gezilebiliniyor’ algısının yerleşmesi bizim için en önemli unsurlardandır. Belki ilk etapta binlerce ziyaretçi gelmeyecek ama bu uygulama Van'ın adını ülke genelinde duyuracak çok güçlü bir reklam etkisi oluşturacaktır.” diye konuştu.

VAN’DA BİRÇOK DESTİNASYON ZİYARET EDİLEBİLİR
Gece Müzeciliğin avantajlarına değinen Başkan Beyaz, “Gece müzeciliğinin bir diğer önemli avantajı ise zaman kazandırmasıdır. Gün boyu yolculuk yapıp akşam saatlerinde Van'a ulaşan çok sayıda ziyaretçi oluyor. Gündüz vakit bulamadığı için Akdamar Adası'nı ya da diğer tarihi alanları gezemeyen turistler, gece müzeciliği sayesinde bu destinasyonları ziyaret edebilir. Böylece hem ziyaret süresi uzar hem de kentte geçirilen zaman artar. Bu da doğrudan turizme ve şehir ekonomisine katkı sağlar” dedi.

BEYAZ: VAN’IN AKŞAM TURİZMİNE CİDDİ BİR KATKI SAĞLAR
Şehre gelen yerli ve yabancı misafirlerin akşam saatlerinde sosyal ve kültürel aktivite eksikliği yaşadığını belirten Murat Beyaz, alternatif alan üretilemediğini söyledi: “Gece müzeciliği öncelikle insanların bu destinasyonları ziyaret etmesini sağlayacak. Belki akşam geç saatlerde Van'a gelecek, sabah erken ayrılacak ziyaretçiler olacak. Bunlar bireysel de olabilir, tur grubu da olabilir. En azından o insanların Akdamar Adası'nı ziyaret etme fırsatı doğacak. Dışarıdan gelen ziyaretçilerden bize en çok yöneltilen sorulardan biri, "Van'da akşam ne yapabiliriz?" oluyor. Eğer ‘Akdamar Adası'nı gece ziyaret edebilirsiniz.’ diyebilirsek, bu çok önemli bir alternatif oluşturur. Van'ın akşam turizmine ciddi bir katkı sağlar. Öte yandan Van Müzesi'nin kapanmasıyla birlikte kentte konaklama süresi de azaldı. Yeni destinasyonlar oluşturamadık, oluşturamıyoruz. Oysa elimizde çok büyük bir potansiyel var. Adalarımız var ama turizme kazandıramadık. Van Müzesi'nin yerine alternatif olabilecek yeni cazibe merkezleri oluşturamadık” şeklinde konuştu.

“BU YIL İÇİN ARTIK GEÇ KALINDI”
Gelecek dönem için stratejik bir hazırlık yapılması çağrısında bulunan VANTUDER Başkanı Murat Beyaz, sözlerini şöyle noktaladı: “Gece müzeciliğinin mutlaka hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun için ilk akla gelecek yer de Akdamar Adası'dır. Aslında adada mevcut bir ışıklandırma var ancak oldukça yetersiz. Bu sistem güçlendirilmeli, görsel açıdan daha etkileyici hâle getirilmeli ve Akdamar Adası mutlaka gece müzeciliğine açılmalıdır. Bu yıl için artık geç kalındı. Çünkü turizmde bugün alınan bir kararın yarın ziyaretçiye dönüşmesi mümkün değil. İnsanlar seyahat planlarını aylar öncesinden yapıyor. Ancak önümüzdeki yıl Akdamar Adası'nın mutlaka gece müzeciliği kapsamına alınması gerekiyor. Ayrıca Van Müzesi yeniden açıldığında onun da gece müzeciliğine dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Van'ın bu alanda en az iki önemli destinasyona sahip olması, hem turizm çeşitliliğini artıracak hem de ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasına önemli katkı sağlayacaktır.”





