Kan Nasıl Verilir? 

Bir gün herkesin kan bağışına muhtaç olabileceği gerçeğiyle hareket ederek düzenli kan bağışında bulunması önemli fakat kan vermeden önce belirli rutinlerin takip edilmesi gerekmektedir. İlk olarak, donörden bazı soruları yanıtlaması için form doldurması talep edilir. Kan bağışında bulunmaya engel bir durum olup olmadığını belirlemek amacıyla fiziksel kontrol yapılır. Eğer herhangi bir problem yoksa, kan örneği alınır ve gerekli kan analizleri gerçekleştirilir. Kan testlerinde de herhangi bir aksilik çıkmazsa, bağış yapan kişi donör yatağına yönlendirilir ve bir ünite kan alım işlemi başlatılır. Bu işlem genellikle 15 dakikadan daha kısa sürer. Kan verme işleminden sonra bağışçının 10-15 dakika dinlenmesi önerilir.

Kimler Kan Verebilir?

Kan verebilecek kişiler konusunda da bağış öncesinde bilgi sahibi olmak önemlidir. Hem başkalarına hem de kendi sağlığına katkıda bulunmayı arzulayan bir kişinin sağlıklı olması gerekmektedir. 18-65 yaşları arasında olanlar, kilosu ortalama olarak 50'nin üzerinde olanlar ve kan testlerindeki hemoglobin değerleri normal olan herkes en fazla iki ayda bir kez olacak şekilde, genellikle yılda dört kez kan bağışında bulunabilir. Peki kan vermenin şartları nelerdir?

  • 18-65 yaş aralığında olmak.
  • En az 50 kilogram ağırlığında olmak.
  • Son bir yıl içinde ciddi bir hastalık geçirmemiş olmak.
  • Kan verme esnasında herhangi bir enfeksiyon belirtisi (ateş, öksürük, boğaz ağrısı vb.) göstermemek.
  • Son bir yıl içerisinde hepatit, sıtma, HIV/AIDS veya sifiliz gibi bulaşıcı hastalıklar geçirmemiş olmak.
  • Son 6 ay içerisinde ameliyat geçirmemiş olmak.
  • Hamilelik dönemi ya da sonrasındaki ilk 6 ay boyunca kan vermemek.
  • Alkol ve uyuşturucu kullanmamak.

Kan Vermenin Faydaları Nelerdir?

Kan vermenin faydaları nelerdir? Kan hayatın her döneminde insanların karşılaşabileceği bir ihtiyaçtır. Bu farkındalıkla bireylerin hem yardımcı olmaları hem de kendi sağlıklarını korumak için düzenli kan bağışında bulunmaları büyük önem taşır. Yürütülen çalışmalar düzenli kan vermenin insan sağlığı üzerinde hem duygusal hem de fiziksel yönleriyle çok önemli getirileri olduğunu belirtir. Kişinin psikolojik durumu pek çok avantaj sağlayan kan bağışı, hücre yenilenmesini teşvik ederek daha güçlü bir vücut yapısına yardımcı olur. Kalp krizi riskini önemli ölçüde azalttığı bildirilen kan bağışı, aynı zamanda daha sağlıklı bir karaciğer ve baş ağrısı ile yorgunluğa karşı iyileştirici etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Kan verme eylemi, psikolojik rahatlama yanında stresi azaltıcı etkisiyle de öne çıkar ve ayrıca kan içerisindeki yağ oranını düşürür.

  • Kan vermekte potansiyel sağlık sorunlarını belirleme yeteneği vardır. Kan verme süreci öncesinde gerçekleştirilen bazı testler, bilmediğiniz sağlık sorunlarınızı ortaya çıkabilir ve gelecekteki olası problemler üzerine yoğunlaşmanızı sağlayabilir.
  • Zararlı demir birikimini azaltır. Hemokromatoz, aşırı demir birikmesine yol açan bir hastalıktır ve yapılan araştırmalar düzenli kan bağışının vücuttaki zararlı fazla demiri azalttığını göstermiştir.
  • Kan vermek kalp krizi riskinizi düşürür.
  • Kansere karşı koruma sağlar. Kan bağışında bulunan kişilerde kanser riskinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Uluslararası çalışmalarda, kan bağışlayanların kansere yakalanma oranlarının bağış yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür.
  • Kan vermek, karaciğer sağlığınızı korumada yardımcı olabilir. Karaciğer, vücudun fazla ve zararlı demir depolarından etkilenen organlardan biridir. Demir depolarını hafifletmek ve karaciğer sağlığınızı iyileştirmek için rahatlıkla kan bağışında bulunabilirsiniz.
  • Stresi hafifletebilir ve depresyonu iyileştirebilir. Kan bağışlamak, gönüllülük ilkesine dayanan bir eylemdir. Bu işlem sonrasında başka insanların hayatlarına dokunduğunuzu hissetmek, psikolojik açıdan iyi hissetmenizi sağlar. Bu da stresi azaltma ve depresyondan uzak durmaya katkıda bulunabilir.
  • Yüksek tansiyonu azaltmakta etkilidir. Yüksek tansiyonlu bireylerle yapılan araştırmalar, düzenli olarak kan bağışlayanların tansiyonlarının zaman içinde düştüğünü ve normalleşme eğilimi gösterdiğini ortaya koymuştur.
  • Kan vermenin beyne faydaları da bulunur. Düzenli kan bağışı kalp ve damar sağlığını koruyarak beyne oksijen taşıyan kanın daha iyi akmasını sağlar. Kan vermek demir seviyelerini dengeleyebilir ve demir aşırılığından kaynaklanabilecek nörolojik sorunların önüne geçebilir. Kan verme stresi azaltır ve rahatlama hissi verir. Bu durum beyin fonksiyonlarına pozitif etki yapabilir. Yeni kırmızı kan hücrelerinin üretimini teşvik ederek beynin daha fazla oksijen almasını sağlar.

Kan Vermenin Yan Etkileri Var mı?

Kan vermenin faydaları ve zararları sıklıkla merak edilen konulardandır. Sağlıklı bir yetişkinin kan bağısında bulunmasının herhangi bir yan etkisi genellikle yoktur. Ancak kan bağışı sırasında bazı semptomlar yaşayabilirsiniz. Kan verdikten sonra mide bulantısı ve baş dönmesi gibi semptomlar yaşarsanız, ayaklarınızı yukarı kaldırarak bir süre uzandığınızda bu etkilerin geçeceğini göreceksiniz. İğne bölgesinde kanama ve cilt altında morarma gibi belirtiler de görülebilir. Kan verdikten sonra yaşayabileceğiniz yan etkileri en aza indirmek için bol su tüketmeli ve dengeli beslenmelisiniz. Nadiren, kan bağışından sonra aşağıdaki durumları da yaşayabilirsiniz:

  • Düşük kan basıncı
  • Kas spazmları
  • Nefes darlığı
  • Bayılma ve kusma
  • Bu etkiler genellikle genç donörlerde, zayıf bireylerde ve ilk kez kan verenlerde görülür.

Kimler Kan Vermemelidir?

Sağlıklı kişiler genellikle sorunsuz bir şekilde kan verebilirken bazı hastalıkların sahipleri kan vermeme durumunda olabilirler. Kan vermemesi gerekenler aşağıdaki gibidir:

  • Anemi (Kansızlık) olanlar
  • Hepatit B hastalığı olanlar
  • Hepatit C hastalığı olanlar
  • AIDS hastaları
  • Sıtma tedavisi görenler
  • Frengi geçiren hastalar
  • Tüberküloz hastaları
  • Epilepsi gibi nörolojik rahatsızlıkları olanlar
  • Kanamaya meyilli kişiler
  • Kronik bronşit rahatsızlığı bulunanlar
  • Kronik böbrek yetmezliği yaşayanlar
  • Diyabet hastası ve insülin kullananlar

Kan Verdikten Sonra Vücutta Neler Olur?

Kan bağışlamak, vücutta çeşitli fizyolojik reaksiyonlara sebep olan bir işlemdir. Kan verildiği zaman vücutta meydana gelen bazı dikkate değer değişimler şunlardır:

Yıllar sonra açıkladı! Jose Mourinho'dan herkesi şaşırtan itiraf Yıllar sonra açıkladı! Jose Mourinho'dan herkesi şaşırtan itiraf
  • Kan vermenin kalbe faydaları bulunur. Kan verme, kanın akışkanlığını artırır, bu da kalp krizi riskini azaltabilir. Düzenli kan bağışı yapan kişilerde tromboz oluşma ihtimali daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.
  • Kan bağışı, kan hücrelerinin vücutta yenilenmesini başlatır. Bu süreç, yeni kan hücrelerinin kemik iliği tarafından üretimini içerir.
  • Kan bağışlandığı zaman, vücut kan kaybını dengelemek adına kan basıncını kontrol etmeye çalışır. Bu durum kalp ve damar sisteminin uyarlanma sürecini etkiler.
  • Kan bağışı, demir seviyelerindeki değişimi etkiler. Demir, kırmızı kan hücrelerinin yapısında yer alan önemli bir mineraldir. Bağışın ardından, vücut bu kaybı telafi etmek ve demir seviyelerini normal düzeye getirmek için çeşitli mekanizmaları kullanır.
  • Düzenli kan bağışının, yüksek demir seviyelerinin yol açabileceği olası kalp krizi riskini azalttığına inanılıyor. Bu durum, kanın demir miktarının kontrol edilmesiyle ilgili olabilir.
  • Kan bağışı, alıcının bağışıklık sistemini etkilemezken, bağışçının bağış sonrası bir süreliğine bağışıklık sisteminin zayıflayabileceği belirtilmiştir.