Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Avşin, yer bilimleri açısından önemli bir tektonik süreç yaşayan Doğu Anadolu Bölgesi'nde milimetrik oranlarda yükselmenin görüldüğünü belirtti. Deliçay ve Bendimahi nehirlerinin ani yön değişimlerini ve yatak derinliklerini inceleyen bilim insanları, Van Gölü kuzeydoğusundaki aktif fayların izini sürdü. Akarsuların adeta jeolojik bir arşiv gibi kaydettiği hareketler, bölgenin yükselmeye devam ettiğini ve yüksek deprem riskinin sürdüğünü gösterdi.

AKARSULAR DEPREM RİSKİNİ FISILDIYOR: VAN’DA EZBER BOZAN SAHA ARAŞTIRMASI

Bölgede tektonik hareketlerin oluşturduğu aktif fayların akarsu vadileri ve yer şekillerine yansımaları üzerine çalışmalar yapan Avşin, iki yıldan bu yana "Deliçay ve Bendimahi Vadilerinde Morfotektonik Göstergeler" başlıklı bilimsel çalışma yürütüyor. Bu kapsamda Erciş ilçesindeki Deliçay ile Muradiye ve Çaldıran ilçelerinden geçen Bendimahi Nehri'nin vadilerinde saha çalışması yapan Avşin, hazırladığı harita üzerinde tespit ettiği alanları numaralandırarak vadi türleri, eski yatak seviyeleri, basamaklı seki oluşumları, akarsu drenajındaki sapmaları (ani yön değişimleri ve ötelenmeler) inceliyor. Saha çalışmalarında şu ana kadar elde ettiği bulgularla bölgedeki tektonik hareketliliğin sürdüğünü ve deprem riskinin bulunduğunu belirleyen Avşin, akarsu yataklarının da bu hareketlere bağlı olarak değiştiğini tespit etti.

"DEPREMSELLİĞE İLİŞKİN VERİLER ELDE ETMEYE GÖTÜRÜYOR"

Avşin, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Türkiye'nin en aktif tektonik alanlarından biri olduğunu ancak bölgenin her yerinde aynı düzeyde tektonik hareketliliğin görülmediğini söyledi. Van Gölü'nün kuzeydoğusu ve kuzeyinin, bölgedeki volkanlardan da anlaşılacağı üzere tektonik hareketler ve faylar açısından oldukça aktif olduğunu belirten Avşin, yıllar önce başlayan tektonik sürecin halen devam ettiğini anlattı. Büyük depremler yaşayan Van ve çevresinde tektonik hareketlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“ÇALDIRAN VE TUTAK FAYLARININ İZLERİNİ ÇEŞİTLİ YER ŞEKİLLERİNDE GÖRÜYORUZ”

Bu bölge aynı zamanda tektonik verileri kaydeden bir bölge olduğunu belirten Avşin, şunları söyledi: "Gerek yer şekillerinden gerekse çeşitli deformasyonlardan tektonizmanın izlerini yerküre üzerinde görebiliyoruz. Bu izleri özellikle jeomorfolojik analizlerde, haritalamalarda ve yaptığımız coğrafi çalışmalarda tespit etmemiz mümkün. Pek çok analitik çalışma, topografik analiz, jeomorfolojik analiz ve jeoloji bilgisi, bizi buradaki depremselliğe ilişkin veriler elde etmeye götürüyor. Büyük depremlere sebep olan fayların bu bölgede oldukça aktif olduğunu görüyoruz. Özellikle Erciş Fayı'nın yanı sıra bölgeyi etkileyen Çaldıran ve Tutak faylarının izlerini çeşitli yer şekillerinde görüyoruz. Akarsular, tıpkı jeomorfolojik ya da jeolojik birer arşiv gibi, yeryüzünde oluşturdukları birtakım göstergelerle, sedimentolojik depolarla, olağan dışı yer şekilleriyle faylar veya diğer tektonik unsurlar tarafından aniden etkilendiklerinin kanıtını bize gösteriyor."

"AKARSULAR BU KONUDA ÖNEMLİ VERİLER SUNUYOR"

Bu alanın bilim dünyasında özellikle yer bilimlerinde "morfotektonik", diğer adıyla "tektonik jeomorfoloji" olarak adlandırıldığını ifade eden Avşin, arazide yapılan incelemeler ve elde edilen bulguların bölgenin depremselliği ve tektonik hareketleri hakkında önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Akarsu sistemlerinin uzun dönemli yer kabuğu hareketlerini kaydederek adeta bir arşiv gibi bünyesinde sakladığını anlatan Avşin, "Akarsular, yeryüzünü şekillendiren ve yerin iç yapısına ilişkin izleri de yansıtan sistemlerdir. Her yer şekli veya dışsal süreç bu bilgileri aynı şekilde yansıtamaz. Akarsular bu konuda önemli veriler sunuyor. Deprem uzmanları ve farklı jeoloji alanlarında çalışan uzmanlar da bu nedenle akarsu vadilerini inceliyor." dedi.

ANİ YÖN VE KANAL DEĞİŞİMLERİ İLE FAY DİKLİKLERİNİN TEKTONİK HAREKETLERE İLİŞKİN ÖNEMLİ VERİLER SUNUYOR

Avşin, bölgenin depremselliği, deprem geçmişi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünce yayımlanan Diri Fay Haritası'nda da gösterilen aktif tektonik yapısının kendilerini bu bölgede çalışmaya yönlendirdiğini dile getirerek, akarsu sistemlerinin iyi gelişmiş olması ve bölgenin aktif tektonik yapısının, geleceğe yönelik değerlendirmeler yapılması için uygun bir zemin oluşturduğunu belirtti. Akarsu vadilerindeki basamaklı yapılar, ani yön ve kanal değişimleri ile fay dikliklerinin bölgedeki tektonik hareketlere ilişkin önemli veriler sunduğuna dikkati çeken Avşin, eski yatak seviyelerinin tarihlendirilmesiyle de tektonik yükselimin hızının belirlenebildiği bilgisini verdi.

"BAZI BULGULARA ULAŞMIŞ BULUNUYORUZ"

Yaptığı çalışmada özellikle Erciş, Muradiye ve Çaldıran ilçelerindeki Deliçay ve Bendimahi nehirlerinin, bölgedeki tektonik hareketliliğin yüksek olduğuna ilişkin bulgular sunduğunu anlatan Avşin, şunları kaydetti: "Bu bölge geçmişten günümüze kadar devam eden tektonik hareketler nedeniyle yükselmeye devam ediyor ve bu hareketliliğin önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor. Doğu Anadolu Bölgesi'nin aktif sıkışma rejimi nedeniyle yükselmesi gibi, burası da bu sürecin önemli bir örneğini oluşturuyor. Yer bilimleri açısından önemli bir tektonik süreç yaşayan Doğu Anadolu Bölgesi'nde yılda milimetrik oranlarda yükselme görülürken, Deliçay ve Bendimahi nehirlerinin vadilerinin de yataklarını sürekli derine kazdığını ve gençleştiğini görüyoruz. Bunu da yamaçlardaki basamaklı sekilerden anlıyoruz."

VAN’DA BUGÜN HALEN YÜKSEK BİR DEPREM RİSKİNİN BULUNUYOR

Van Oto Sanayi Sitesi esnafının yeni başkanı belli oldu!
Van Oto Sanayi Sitesi esnafının yeni başkanı belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Aktif tektonik hareketlerin devam ettiğini gösteren ani yatak değişikliklerine rastladıklarını anlatan Avşin, "Nehirler normalde çok uzun süre çizgisel akış gösteremezler ancak bu bölgede çizgisel akışlar, ani dirsekler ve köşeler oluşturarak yön değiştiriyor. Özellikle yatak derinliğinin aniden değişmesi gibi bazı bulgulara ulaşmış bulunuyoruz. Özellikle Van depreminin yıl dönümünün yaklaştığı bu dönemde bölgede yaptığımız araştırmalarda, bugün halen yüksek bir deprem riskinin bulunduğunu, tektonik hareketliliğin devam ettiğini ve akarsuların buna kısa sürede tepki vererek bu yer şekillerini oluşturduğunu gösteriyor." diye konuştu.

VAN’DA DEPREM RİSKİ EN YÜKSEK MAHALLELER

İpekyolu: Hafiziye, Hacıbekir, Şabaniye, Alipaşa ve Bahçıvan mahalleleri

Tuşba: Mollakasım, Kalecik, İskele ve Abdurrahmangazi mahalleleri

Erciş: Kocapınar, Kasımbağı ve Çubuklu mahalleleri

Muradiye: Ünseli ve Devetaş mahalleleri

VAN’DAKİ AKTİF DİRİ FAY HATLARI

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA), diri fay hatları haritasına göre; Van’da 5 ve üzeri deprem üretecek 5 aktif diri fay hattı bulunurken deprem riski taşıyan ilçeler de belli oldu.

İşte MTA’nın güncellenen diri fay haritasında Van’daki diri fay hatları;

Van Fay Zonu: 2011 yılında 7,2’lik deprem üretirken Tuşba Yeniköşk Fay Hattı, Başkale Fayı, Saray Fay Zonu, Erciş Fay Hattı.

VAN O HAT ÜZERİNDE BULUNUYOR!

AFAD'dan edinilen bilgiye göre, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Ege Bölgesi Graben Sistemi üzerinde 6'şar, Doğu Anadolu Fay Hattı'nda 4 ve diğer faylar üzerinde 8 olmak üzere 24 ilin doğrudan kent merkezinden aktif fay geçiyor. Türkiye'nin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunda uzanan fay hattı Saros Körfezi'nden başlar, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Aras Vadisi’ne kadar uzanıyor. Bu kuşak Gelibolu, Marmara Denizi’nin derin kısımları, İzmit Körfezi, Adapazarı, Düzce-Bolu, Gerede, Merzifon, Suluova, Erbaa-Niksar, Kelkit vadisi ile Erzincan, Erzurum, Varto ve Van üzerinden geçen bir hat şeklinde uzanır. Ayrıca Çanakkale, Edremit, Bursa ve İznik bu kuşak içerisinde kalıyor.

Kaynak: ANADOLU AJANSI