Van’da uzun yıllardır aynı merkez üzerinde yoğunlaşan şehirleşme, kentin en büyük sorunlarından biri haline gelmeye başladı. Özellikle Cumhuriyet ve Maraş caddeleri çevresinde artan yapı yoğunluğu; trafik sıkışıklığı, otopark yetersizliği, azalan yeşil alanlar ve altyapı sorunlarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu durumun afet risklerini de artırdığına dikkat çekiyor. Şehir merkezinin taşıma kapasitesini zorlayan plansız büyüme nedeniyle Van’ın giderek “nefes alamayan” bir kent görünümüne büründüğü ifade edilirken, kentleşmenin yalnızca bina yapmakla sınırlı olmadığı, yaşam kalitesi ve güvenliğin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor.

MAZLUM PALA: VAN İKİ CADDE EKSENİNDE BÜYÜYOR!

Kentte yaşanan yoğunlaşmayı ve beraberinde ortaya çıkan riskleri Şehrivan’a değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Sekreteri Mazlum Pala, Van’daki plansız yapılaşmanın günlük yaşamdan afet yönetimine kadar birçok alanda ciddi sorunlara yol açtığını belirterek önemli açıklamalarda bulundu. İMO Van Şube Sekreteri Mazlum Pala, “Van, yıllardır Cumhuriyet ve Maraş caddeleri ekseninde büyüyen bir şehir görüntüsü veriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada artık sadece büyüyen değil, aynı zamanda sıkışan bir kent yapısından söz ediyoruz. Özellikle şehir merkezinin belirli bir havza içinde yoğunlaşması; ulaşım, altyapı, afet yönetimi ve yaşam kalitesi açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Bir inşaat mühendisi gözüyle bakıldığında mesele yalnızca bina yapmak değil; sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir bir kent oluşturabilmektir.

“VAN TEK MERKEZDE YOĞUN YAPILAŞMA GÜNLÜK YAŞAMI ZORLAŞTIRIYOR”

Van’ın merkezinin yıllardır aynı bölgede yoğunlaşmasının plansız dikey büyümeyi de beraberinde getirdiğini belirten Pala, “Van’ın merkezinin yıllardır aynı bölgede yoğunlaşması, plansız dikey büyümeyi de beraberinde getirdi. Özellikle Cumhuriyet ve Maraş caddeleri çevresinde oluşan yoğun yapılaşma, artık günlük yaşamı zorlaştıran bir noktaya ulaştı. Trafik yükü, otopark sorunu, yetersiz sosyal alanlar ve daralan yaşam alanları bunun en görünür sonuçlarıdır. Bir şehrin bütün ekonomik, sosyal ve ticari yükünü tek merkeze bindirmek, zamanla o merkezin taşıma kapasitesini aşmasına neden olur. Van’da bugün yaşanan durum da tam olarak budur.” Diye konuştu.

“ALTYAPI SİSTEMİ BU YÜKÜ KALDIRAMIYOR”

Kentteki yoğunlaşmanın yalnızca trafik sorununu değil, altyapı sistemlerini de ciddi şekilde zorladığını belirten Pala, alt yapı sorununa dikkat çekti. İMO Van Şube Sekreteri Mazlum Pala, “Kentlerin sağlıklı gelişebilmesi için yükün farklı bölgelere dağıtılması gerekir. Ancak Van’da yeni cazibe merkezleri oluşturulamadığı için insanlar hâlâ aynı aks üzerinde yaşamaya, çalışmaya ve ticaret yapmaya yöneliyor. Bu durum yalnızca trafik ve yoğunluk problemi oluşturmuyor; aynı zamanda altyapı sistemlerini de zorluyor. Su, kanalizasyon, enerji ve ulaşım ağları belirli bir nüfus yoğunluğuna göre planlanır. Siz nüfusu tek noktada sürekli artırırsanız, mevcut altyapı bir süre sonra yetersiz kalmaya başlar.” İfadelerini kullandı

Van’da kurbanlık fiyatları belli oldu!
Van’da kurbanlık fiyatları belli oldu!
İçeriği Görüntüle

PALA: ŞEHİR PLANLAMASI NÜFUSA GÖRE DEĞİL, VAN’I DÜŞÜNÜLEREK YAPILMALIDIR

Van’ın geleceği için uzun vadeli şehircilik vizyonuna ihtiyaç olduğunu ifade eden Pala, çözüm önerilerini de sıraladı. Pala, “İnşaat Mühendisleri Odası olarak öncelikli önerimiz; Van’ın gelişim yükünün tek merkezden çıkarılarak farklı bölgelere dengeli şekilde dağıtılmasıdır. Yeni yaşam ve ticaret alanları oluşturulmalı, alternatif merkezler desteklenmeli ve ulaşım planlaması buna göre yeniden ele alınmalıdır. Yatay mimari teşvik edilmeli, yeşil alan oranı artırılmalı ve özellikle afet toplanma alanları korunmalıdır. Ayrıca şehir planlaması yalnızca bugünün nüfusuna göre değil, geleceğin Van’ı düşünülerek yapılmalıdır.

VAN NEFES ALMAKTA ZORLANAN BİR ŞEHİR!

Yoğun yapılaşmanın kent yaşamını giderek daha zor hale getirdiğini ifade eden Pala, “Yaşam kalitesi açısından bakıldığında ise Van’ın giderek “nefes almakta zorlanan” bir şehir görünümüne büründüğünü söylemek mümkündür. Çünkü modern şehircilik anlayışında sadece bina yapmak yeterli değildir. İnsanların rahat hareket edebildiği, yeşil alanlara ulaşabildiği, sosyal yaşam alanlarının bulunduğu, ferah ve güvenli kentler oluşturmak gerekir. Oysa bugün merkezdeki yoğunluk nedeniyle insanlar birkaç kilometrelik mesafeyi bile uzun sürede kat ediyor. Açık alanlar azalıyor, çocukların oynayabileceği güvenli alanlar daralıyor, şehir giderek beton yoğunluğu yüksek bir yapıya dönüşüyor.” dedi.

Muhabir: ZENÜN YEŞİL - NECMETTİN DURSUN