Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık, Van Gölü’nde yıllardır süren kirlilik ve dip çamuru temizliği çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Kalçık, Van Gölü dip çamuru temizliğinin yalnızca kıyıya yakın şeritte çamur çıkarmakla tamamlanamayacağını belirterek yöntemin, kirliliğin gerçek yayılımının ve çıkarılan milyonlarca metreküp malzemenin nereye gittiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi; Van ve Tatvan’daki çalışmaların aynı bilimsel ölçütlerle yürütülmesini, atık su kaynakları kesilmeden kalıcı iyileşme sağlanamayacağını vurguladı.

KALÇIK: VAN GÖLÜ DÜNYA ÖLÇEĞİNDE BİR DEĞER!

Kalçık, Van’da 2021’de başlayan ve devam eden çalışmalar ile Tatvan’daki güncel uygulamaların havza bütünlüğü içinde ele alınması gerektiğini belirterek, ölçünün kurumsal taraf tutmak değil, bilimsel dayanak ve ekosisteme katkı olduğunu söyledi. Kalçık, Van Gölü’nü “dünya ölçeğinde bir değer” ve “korunması gereken ortak yaşam alanı” olarak tanımladı. Temizliğin kalıcı yarar sağlaması için kullanılan yöntemin, müdahale edilen alanın ve çıkarılan malzemenin nasıl yönetildiğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“KİRLİLİK KIYIDAN 150-200 METREDE BİTİYOR MU?”

Açıklamada, Van merkezde gözlemlenen uygulamalarda kıyıdan göle doğru taş ve dolgu malzemesiyle geçici yollar oluşturulduğu, ekskavatörlerin bu yolların iki yanından çamur çıkardığı, ardından dolgunun kaldırılarak başka alana geçildiği kaydedildi. Çalışmaların gözlemlenen kesimlerde kıyıdan yaklaşık 150-200 metrelik yatay mesafede yoğunlaştığı belirtilirken, kirliliğin bu mesafeyle sınırlı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması istendi.

“KİRLENMİŞ ALANLARIN BİLİMSEL İNCELEMEYLE AYRILMASI GEREKİYOR”

Kalçık şu soruları yöneltti: Daha açıkta ve daha derindeki kirlilik araştırılmış mıdır? Kirlenmiş tabakanın yayılımı ve kalınlığı hangi ölçümlerle belirlenmiştir? Bu şeritteki çamurun alınması, sorunun giderildiğini göstermeye yeterli midir? Kalçık, bütün göl tabanının kazılmasını talep etmediklerini; doğal sediment ile müdahale gerektiren kirlenmiş alanların bilimsel incelemeyle ayrılması gerektiğini bildirdi. Çalışmanın sınırını iş makinelerinin erişiminin değil, kirliliğin dağılımı ve ekolojik değerlendirmenin belirlemesi gerektiği ifade edildi. Geçici dolgu yolların kıyı ve göl tabanındaki yaşam üzerindeki etkilerinin de incelenmesi istendi.

“MİLYONLARCA METREKÜP MALZEME NEREYE GİDİYOR?”

İkinci temel konu, çıkarılan dip çamurunun sahile dökülmesi ve çeşitli dolgularda kullanılması oldu. “Kalçık, çıkarılan dip çamurunun sahile bırakıldığına ve çeşitli dolgularda kullanıldığına ilişkin gözlemlerini aktararak, malzemenin analiz ve kullanım kayıtlarının açıklanmasını istedi. 29 Temmuz 2026’da basına yansıyan bilgilere göre Van’daki çalışmalarda o tarihe kadar 2 milyon 165 bin metreküp dip çamuru ve balçık çıkarıldığı ve belirlenen alanda bertaraf edildiği hatırlatıldı. Bu büyüklükteki malzemenin nereye götürüldüğü, ne kadarının bertaraf edildiği, ne kadarının depolandığı veya dolgularda kullanıldığının belgelerle açıklanması talep edildi. Analiz yapıldıysa sonuçların ve kullanım uygunluğunun kamuoyuyla paylaşılması; yapılmadıysa çevresel güvenlik belirlenmeden malzemenin sahile dökülmesinin veya dolgularda kullanılmasının uygun olmadığı belirtildi. Gölden çıkarılmanın çamuru kendiliğinden zararsız hale getirmediği, kıyıların ve sulak alanların da bu malzemenin bırakılabileceği boş araziler olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı.

Herkes kendi memleketinde yaşasaydı Van’ın nüfusu kaç olurdu? işte 81 ilin nüfus sıralaması
Herkes kendi memleketinde yaşasaydı Van’ın nüfusu kaç olurdu? işte 81 ilin nüfus sıralaması
İçeriği Görüntüle

“TEMİZLİK, ÇAMURU SUDAN ÇIKARMAKLA TAMAMLANMAZ”

Kalçık, Türkiye’deki örneklere dikkat çekerek Haliç’te tarama yoluyla alınan çamurun tesiste susuzlaştırılıp düzenli depolamaya gönderildiğini, İzmit Körfezi’nde ise geotekstil tüplerde susuzlaştırma ve ardından karada bertaraf sürecinin uygulandığını aktardı. Ortak noktanın, çıkarılan malzemenin sonraki aşamalarının da planlanması olduğu belirtildi. Susuzlaştırmanın tek başına zararsızlaştırma olmadığı ifade edilerek, Van Gölü’nde yöntemin gölün özgün koşullarına göre seçilmesi, malzemenin analiz sonuçlarına göre çevresel açıdan uygun ve izinli biçimde kullanılması veya bertaraf edilmesi istendi.

VAN VE TATVAN İÇİN ORTAK KORUMA ÇAĞRISI…

Kalçık, Van’da yıllardır gündeme getirilen yöntem ve malzeme yönetimi sorunlarının Tatvan’da da yaşanmaması için çalışmaların aynı bilimsel ve çevresel ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kirlilik haritaları, yöntem seçiminin gerekçeleri, çamur analizleri, depolama ve bertaraf alanları ile denetim sonuçlarının kamuoyuna açıklanması; bağımsız uzman değerlendirmelerinin alınması; ekoloji örgütlerinin ve yerel halkın bilgiye erişiminin sağlanması talep edildi. Kalçık, arıtılmamış veya yeterince arıtılmamış atık su girişleri ile akarsularla taşınan kirlilik önlenmeden kalıcı iyileşme sağlanamayacağını belirterek dip çamuru temizliğinin kirliliği kaynağında önleyen çalışmalarla birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi. Başarı ölçüsünün yalnızca çıkarılan çamur miktarı değil; kirliliğin azalması, kıyıların korunması ve bütün canlıların yaşamını sürdürebilmesi olduğu vurgulandı.

Muhabir: VEYSEL İZGİ