İki Bakan, iki söz ve bir Van Gölü!

Bu haftaki köşe yazımızda, 10 günlük süre içinde, iki Bakanımız ile görüşerek Van Gölü için iki önemli konudaki iki destek sözü ile kıymetli okurlarımıza bilgilendirmede bulunacağız.

İlk görüşmemiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile gerçekleşti. Van Gölü dip çamuru temizliğini yerinde görmek ve bir dizi temaslarda bulunmak üzere Van’ı ziyaret edeceğini duyar duymaz harekete geçtik.

Tabi, konu Van Gölü olunca biz de Vangölü Aktivistleri olarak birkaç arkadaşımızla sayın bakanla görüşmek üzere programını takip ettik ve yoğun ilginin olmasından dolayı zor olsa da görüşme imkânı bulduk. (Görüşmemizde destek olan Van Milletvekili Sayın Abdulahat Arvas’a ve Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Sayın Gülşen Orhan’a teşekkür ederiz.)

Sayın Bakanımızın daha önceki, Devlet Hastanesi eski yerinin Millet Bahçesi olmasında, Van Gölü özelinde yeşil alanların arttırılması vb. çalışmalarımızda görüşmelerimiz olmuştu ve kıymetli destekler de sunmuştu.

Sayın Bakanımıza iki talebimiz oldu;

  1. Van sahilinde yürütülen dip çamuru temizliğinin Van Gölü çevresindeki diğer yerleşim yerlerinde de başlanması,
  2. Marmara Denizi’ndeki müsilajın önlenmesi için TBMM’de bir yasa tasarısının hazırlandığını ve Van Gölü’nün de sözü edilen tasarıya eklenmesini talep ettik.

Sayın bakanımıza, daha önce sosyal medya aracılığıyla Tatvan sahilinden bize ulaştırılan kirlilik görüntüleri ile bizim tespit ettiğimiz görüntüleri cep telefonundan göstererek Van Gölü’ndeki kirliliğin çözümü için başta Tatvan olmak üzere dip çamuru temizliğinin tüm havzaya yayılmasının elzem olduğunu aktardık.

Sayın Bakan, görüntüleri inceledikten sonra bakanlıktan ilgili yetkililere Tatvan ve diğer noktalarda çalışma yapılması için talimat verdi. Marmara Denizi için de çalışılan yasa tasarısında Van Gölü konusunda destek olacaklarını belirtti.

Görüşmemiz üzerinden bir hafta geçmeden, birinci talebimizin kabul gördüğünü ve Tatvan sahili başta olmak üzere diğer yerleşim yerlerinde incelemede bulunmak üzere bakanlıktan teknik heyetin geleceği haberini aldık. Bu haberden birkaç gün sonra da teknik heyetle Tatvan’da buluşarak bilgilendirmelerde bulunduk.

İlk kez, bir talebimizin bu kadar kısa sürede karşılık bulması (ki bizce hayati olan bir sorunun çözümü için acil çalışma yapılması) bizde heyecan uyandırdı. Sayın Bakanımıza vermiş olduğu bu kıymetli destekten dolayı ayrıca teşekkür ediyoruz.

İkinci görüşmemiz Tarım ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Vahit Kirişçi ile gerçekleşti. Bitlis Sektör Toplantısı programı için Bitlis’e gelen Sayın Bakanımızla, Vangölü Aktivistleri Genel Sekreterimiz Maşallah Özel ve Denetim Kurulu Başkanımız Cemal Yıldırım bir görüşme yaptı. Görüşmede, Van Gölü Balığının korunması, balıkçılığın geliştirilmesi ve bölge ekonomisindeki öneminin yanı sıra Marmara Denizi için mecliste hazırlanan yasa tasarısının Van Gölü’nü kapsaması konularında destek talebinde bulunuldu. Sayın Bakan, yardımcılarına talimat vererek destek sunacaklarını ifade ettiler. Sayın bakanımıza teşekkür mahiyetinde üzerinde “Van Gölü Kirlenmesin Mavi Kalsın” yazılı tişörtümüzü hediye ettik.

Bitlis, Van milletvekilleri ve siyasetçilerinin desteği ile Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş’a ulaşarak hazırlanan torba yasasına Van Gölü’nün de eklenmesini ve her iki bakanımızın desteklediğini aktardıktan sonra torba yasaya Van Gölü’nün alınması için çalışma başlatıldığı bilgisi bizimle paylaşıldı. Desteklerinden dolayı emeği geçen büyüklerimize teşekkür ederiz.

Van Gölü’nün Torba yasa tasarısına dahil edilmesi için gerekli görüşmeler ve girişimler yapıldı. Bundan sonrası, siyasetçilerimizin süreci takip ederek neticeye kavuşturması ve bizler de kamuoyu olarak sürece destek olmalıyız.

Her iki Bakanımızın, Bir Van Gölü için verdiği her iki söze ve desteğe teşekkür ediyoruz.

Van Gölü için atılan bu adımlar çok kıymetli ve bu çabaları heba etmeden gerek siyasetçilerimiz ve gerekse de bizler sahip çıkmalıyız.

Unutmayalım!!!

Başka Van Gölü Yok.

YORUM EKLE
YORUMLAR
VAN GÖLÜ HEPİMIZE EMANETTİR
VAN GÖLÜ HEPİMIZE EMANETTİR - 2 ay Önce

Ankara'dan gelen ziyaretler, denetimler, destekler için teşekkür ediyoruz. AMA Ankara'dan önce Van'ın üzerine düşeni yapması gerekiyor. Mesela TARİHİ ŞAMRAN KANALI Edremit'teki Çimento Fabrikası hizasından başlayarak dört beş mahalle boyunca şehir içinden geçip göle karışıyor. Son üç yıldır yerel basına, sosyal medyaya ve nice şikayete konu oldu. Fakat 15 kilometre boyunca çamur, çöp, lastik, odun, metal, evsel atik ve pislikle dolu olan ŞAMRAN KANALI TEMİZLENMIYOR. DEVLET SU IŞLERİ, BELEDİYELER VE İLGİLİLER 15 KM BOYUNCA BU KANALI TEMİZLESİN ARTIK. GERÇEKTEN AYIPTIR, GÜNAHTIR. Bu aylardael atılmazsa Sayın Cumhurbaşkanımiza ve Sayın Bakanlarimıza ulaşıp Ankara'dan talimatla temizleteceğiz.

Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü
Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü - 2 ay Önce

Mahallelerin içinden geçen Kurubaş Deresini, Akköprü Deresini, Şamran Kanalını, üç merkez ilçedeki irili ufaklı bütün dereleri, kanalları ve arkları gördükçe Van Gölü hiçbir zaman temizlenmeyecek diye düşünüyoruz. İnsan sağlığı hiç mi önemli değil. Yıllardır kirletilmiş, atık ve pisliklerle dolmuş olan bu dereler, bu kanallar, bu arklar temizlenmeyecekse Devlet Su İşleri kurumuna ne gerek var? Yüzlerce odada oturan idareciler, amirler, memurlar, işçiler, onlarca araç - gereç niye var? Bu dereleri, bu kanalları niçin kimse görmüyor? O halde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'la bu kanal ve dereler boyunca gezip dolaşabilirler mi? Belediyeler de katkı sağlayıp birlikte bütün şehir içindeki dere, kanal ve arklarda temizlik yapabilirler. Kısmen değil tamamında ve her yerinde temizlik ihtiyacı var. Van halkına da sesleniyoruz: Dere ve kanallar çöplük değildir, buraları temiz tutun, kirletmeyin artık. Erdoğan Bey bu kanal ve dereleri sizler gidip görün ve bir çözüme kavuşturun.

Kurumlar ilgili, vatandaşlar bilinçli olsa
Kurumlar ilgili, vatandaşlar bilinçli olsa - 4 hafta Önce

Bu yazı ve altındaki yorumların yazılmasının üzerinden 40 gün geçmiş. Haziran 2022'nin ilk haftasındayız. Hâlâ dere ve kanallar temizlenmedi. Belli ki Van Gölü'nün temizliği, kanal ve derelerin temizliği, çevre ve doğanın temizliği, şehrin temizliği daha uzun süre istenen düzeye gelmeyecek.

Yöneticiler, STK'lar, medya kuruluşları, gazeteciler, aydınlar ve ilgili herkese önemle ...
Yöneticiler, STK'lar, medya kuruluşları, gazeteciler, aydınlar ve ilgili herkese önemle ... - 3 hafta Önce

Şehrivan Gazetesi
Bir damlası deryaları çürütür!
Murtaza Kamar
Murtaza Kamar

06 Haziran 2022 - 08:10


Yazarın Diğer Yazıları
Ebû Hanîfe Hazretleri, ticaretle geçinen ve hayli servet sahibi bir kimse idi. Ancak aynı zamanda ilimle de meşgul olduğundan ticârî işlerini vekili vasıtasıyla yürütür, kendisi de yapılan ticaretin helâl dâiresi içinde olup olmadığını kontrol ederdi. Bu husustaki hassasiyetine bir misal olmak üzere şu hadiseyi nakletmek yeter sanırım:

Ebu Hanife, bir defasında ortağı Hafs bin Abdurrahman'ı kumaş satmaya göndermiş ve ona:

"- Ey Hafs! Malda şu şu özürler var. Onun için bunu müşteriye söyle ve şu kadar ucuza sat!" demişti.

Hafs da, malı İmâm'ın belirttiği fiyata satmış, ancak ondaki özrü müşteriye söylemeyi unutmuştu. Durumu öğrenen Ebû Hanîfe Hazretleri, Hafs bin Abdurrahmân'a:

"- Kumaşı alan müşteriyi tanıyor musun?" diye sordu.

Hafs'ın, müşteriyi tanımadığını belirtmesi üzerine İmâm, helâl kazancının lekeleneceği endişesiyle, satılan maldan elde edilen kazancın tamamını sadaka olarak dağıttı. İşte onun bu takvâsı, maddî-mânevî ticaretine ziyâdesiyle bereket oldu.

Gerek ülkemiz ve gerekse diğer İslam ülkelerini incelediğimizde helal ve harama farklı anlamlar yüklendiğini görüyoruz. Maalesef genellikle haram ve helal sadece boğazdan geçen şeylerle sınırlı değerlendirilir. Düşünce öyle olmasa da ne yazık ki uygulama öyle. Aslında biraz üzerinde düşünüldüğünde her akıl sahibi doğru yolu bulabilir. Ancak doğru, bazen rahatsız edicidir. Böyle durumlarda düşünmek de rahatsız edici bir durum yaratır.

Helal ve haram sadece boğaza endekslendiğinde, düşünce de bu yönde gelişir ve buna göre bir kısım sözde fetvalar, yani kılıflar uydurulur. Böylece haram olduğuna inanılan kazanç ayrıştırılarak; helal kazanç boğaza, haram kazanç ise diğer harcamalara ayrılır. Örneğin yeme-içme helal kazançlardan; araba alma, ev alma, kira ödeme, araca benzin alma vs. gibi harcamalar ise haram olduğu düşünülen kazançtan karşılanır. Böylelikle mideye haram bir şey inmediği için bu tür insanlar hem haramdan istifade etmiş hem de sözde mütedeyyin (dindar) taraflarından bir şey kaybetmemiş olurlar! İşin kötüsü bu inançlarında da samimidirler!

Oysa bu muazzam bir yanılgıdır! Haram olan, her türlü istifade imkanları ile birlikte haramdır! Dahası haram öyle bir zehirdir ki, bir damlası deryaları çürütür.

Resûlullah (sav) uzun yolculuklar yapmış, üstü başı tozlanmış, saçı başı dağılmış, ellerini göğe uzatarak, “Yâ Rab, yâ Rab!” diye yalvarıp yakaran bir adamdan söz ederek “Fakat onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdı. Haram ile beslenirdi. Peki, böyle birisinin duası nasıl kabul edilsin?” buyurmuştur.

Kamu kaynaklarını (Beytülmal) kullananlar bu hususa bilhassa özen göstermelidirler. Kamu kaynağı halkın emanetidir. Dolayısıyla özel yaşamımızda gösterdiğimiz özenin çok daha fazlasını kamu kaynağını kullanırken göstermek zorundayız. Bu özen kamusal yaşamın her alanında gösterilmelidir. Araç kullanımından, elektrik ve su harcamasına kadar, devlete ait araç ve cihazların korunmasından onları özel işlerimizde kullanmamaya kadar hemen her boyut ve her açıdan özen, dikkat ve hassasiyet göstermek icap eder.

Kamudan alınan ücretlerin hakkını vermek yani ücreti hak etmek de bu kapsamdadır. Mesai saatlerine riayet etmek tek başına aldığımız ücreti helal kategorisine sokmaz. Çalıştığımız kamu kurumunu özel bir iş yeri gibi düşünerek, 80 milyon yurttaşımızı işverenimiz olarak görmemiz; aldığımız ücreti son kuruşuna kadar hak etmeye çalışmamızı temin edebilir.

Rabbim helalı haramı ayıracak akıl ve bu aklı kullanacak basireti bizlere nasip etsin.

YORUM EKLE
Adınız Soyadınız
Yorumunuz
YORUMLAR
Özalplı
Özalplı
Murtaza Bey Kaleminize yüreğinize Sağlık

(1) (0)
Özalplı
Murtaza kamar
Çok teşekkür ederim

(0) (0)
Haksız mıyiz Murtaza Bey?
Haksız mıyiz Murtaza Bey?
□ Sehrimizde gençler arasında çok yaygınlaştığı belirtilen uyuşturucu madde/ zehir kullanımı, alkol, sigara ve her tür zararlı alışkanlığın önüne geçmek, sağlıklı, görgülü, bilgili ve bilinçli bir gençlik yetiştirmek için şehrin her tarafında kütüphaneler, okuma salonları, kültür merkezleri, sanat, zanaat ve meslek edindirme kursları, sanatsal ve sportif etkinlikler, etüt salonları gibi yüzlerce hizmetle gençlik sokakların zararlı etkilerinden korunmalı ve kurtarılmalıdır. İnsana yatırım en büyük yatırımdır. □ Gevaş- Çiçekli- Edremit- İpekyolu- Tuşba sahil ve kıyılarında sahil kordonu ve rekreasyon alanları oluşturulması Van'a güzellik ve değer katacaktır. □ Van'a 100 peronluk modern ve büyük bir Şehirlerarası Otobüs Terminali yapılması Van'a kısa, orta ve uzun vadede değer katacaktır. □ Van'a metrobüs veya tramvay projesi, alt yapısı ve yolları hazırlanırsa Van hakiki bir büyükşehire dönüşecektir. □ Van'ın Çevre Yolu 2022'de bitirilir ve hizmete girerse Van her bakımdan nitelik kazanacaktır. □ Van Kalesi etrafındaki Eski Van Şehri, Hoşap Beldesi ve tarihi yapıları, göldeki dört adası ve tarihi yapıları, tarihi cami, kümbet ve köprüleri, St Bartholomeus Kilisesi, Gevaş St. Thomas Kilisesi, şehrimizin tamamındaki onlarca sayıdaki tarihi alanları ve yapıları ıslah, ihya ve inşa ile ayağa kaldırılırsa Van turistik bir kent haline gelecektir. □ Van'ın üç merkez ilçesinde ve diğer on ilçesinde, ayrıca kırsalında toplamda birkaç bin kilometrelik asfalt yol ve binlerce kilometrelik parke taşlı yol seferberliği ile şehrin her yanı çağdaş standartlı yollara kavuşursa, gönüllere de yollar yapılmış olacaktır. Van hâlâ şehir içinde, ilçelerde ve köylerdeki yollar bakmından çok çok yetersiz durumdadır. □ Van'a onlarca yeni park ve yeşil alan yapılıp bütün semtlerde ve mahallelerde toplamda binlerce dönüm yeni park ve yeşil alan oluşturulursa eskiden olduğu gibi yine "Yeşil Van" ortaya çıkacaktır. □ Van'ın Gölü, kanalları, dereleri için onlarca personel ve onlarca araçtan oluşan kalabalık bir "Temizlik ve Islah Ekibi" oluşturulur ve aralık ayı başına kadar gölün onlarca noktasında, şehir içinden geçen bütün kanal ve derelerde özenli ve yaygın temizlikler yapılırsa medeniyetimize yakışır bir çevre ve doğamız olacaktır. Zira şehrimizin her tarafında, kanal ve derelerde, kıyı ve sahillerde, cadde ve sokaklardaki en göze çarpan problem kirliliktir.□ Üniversitesi, yüz binlerce çocuk ve genç öğrencisi, on binlerce akademisyen ve öğretmeni ile Vanımız çok büyük, muhteşem ve kapsamlı bir Kitapçılar ve Sahaflar Çarşısı, okuma salonları ve oturma alanları inşa edilmesini hak ediyor.O vakit kitaba, ilme, kültüre, sanata, edebiyata kıymet verilen bir atmosfer oluşacaktır.□ Bazı önemli eksikleri bir maddede özetleyecek olursak, Van'da modern ve geniş bulvarlar, daha fazla sayıda köprülü kavşaklar, çok katlı otoparklar, yeraltı otoparkları, açık otoparklar, ilçe minibüsleri otogarı, kent meydanı, mahallelerde Kapalı Semt Pazar Yerleri, Modern bir Marangozlar Çarşısı, Modern bir Balıkçılar Çarşısı, çarşı merkezi için birkaç tane park ve yeşil alan, mevcut park ve yeşil alanların da yenilenmesi, semt kütüphaneleri, semt spor sahaları, yeni yüzme alanları, yeni piknik alanları yapılırsa çağdaş şehircilik ihtiyacı olan mekanlara Vanımız da kavuşmuş olacaktır. □ Van'ın her yanında temizlik, ağaçlandırma ve yeşillendirme yapılırsa temiz, ferah ve oksijeni bol bir şehir olarak öne çıkarız. □ Vanımıza onlarca yeni fabrika, imalathane vs yapılırsa istihdam ve üretime önemli katkı sağlayacaktır. □ Ülkemizin yüzölçümü bakımından beşinci büyük ili olan Vanımızda her tür tarım, sebze ve meyve yetiştiriciliği, küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, tavuk, kaz ve hindi yetiştiriciliği, arıcılık ve balıkçılık gibi alanlarda dev bir seferberlik halinde destekler, katkılar, plan ve projeler, çalışma ve hizmetler ortaya konursa, bu alanlardaki üretim potansiyeli iki üç katına çıkarılırsa istihdam, üretim ve bolluk oluşacak, hem Vanımız hem ülkemiz kazançlı olacaktır. □ Edremit'e, İpekyolu'na ve Tuşba'ya her biri en az 150 yataklı üç ayrı Devlet Hastanesi inşa edilirse şehrimiz sağlık hizmetleri bakımından kısa ve orta vadede bir rahatlama yaşayacaktır. □ Belediyelerimiz, DAKA, DAP İdaresi, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Tarım Müdürlüğü, Orman Müdürlüğü, Karayolları, Devlet Su İşleri, Sağlık Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer bütün kurum ve kuruluşlar projeler, yatırımlar, çalışmalar ve hizmetlerle eskisinin iki üç misli hizmet ve çalışmalarla sahada daha çok yer alırsa Vanımız bambaşka olur, ülkemiz kazanır, hepimiz kazanırız. Sayın büyüklerimizin, sayın yöneticilerimizin, bütün kurumlarımızın hem bu başlıkları, hem de nice başlıklar altındaki başkaca eksikleri, ihtiyaçları, sorunları ve talepleri de ortadan kaldırarak Vanımızı adeta yeniden inşa ve ihya etmelerinin, şehrimizi yepyeni bir görünüme ve düzene kavuşturmalarının temennisi, talebi ve istirhamıyla bu maddeleri arz etmek istiyoruz. Ayrıca Erdoğan Bey bu maddelere başkaca ilaveler yaprak bu talepleri bütün ilgili kurumlara iletmek hususunda inisiyatif alırsanız mutlu oluruz.