Van Gölü Havzası kış aylarında oldukça fazla kar yağışı alan bir bölgedir. Kar yağışı, özellikle son yıllarda kuraklıkla mücadele veren Van Gölü başta olmak üzere göletlerin, sulak alanların, bitki ve canlı yaşamının en önemli su kaynaklarından biridir. Evde kullandığımız sudan tarımda kullandığımız suya kadar aslında hayatımızın her alanına dokunuyor. Bir yandan bölgemizin kış turizmi için de önemli bir değeri olan kar yağışına hep fayda yönünden bakmamız gerekiyor. Ama öte taraftan kışın bölgemizde yağan yoğun kar, şehir içindeki yaşamı da olumsuz yönde etkiliyor. Ulaşım başta olmak üzere hemen her sektör bundan etkileniyor.
Bunların tümü bir yana, özellikle son yıllarda karşılaştığımız maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü kazalar var.
Çatılarda biriken kar ve buz kütlelerinin düşmesi artık üzerinde ciddi şekilde durmamız gereken bir mesele haline geldi. Van Gölü Havzası; tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle gelişen, nüfus artışı ve büyüme potansiyeli yüksek bir bölgedir. Bu büyüme beraberinde yeni yaşam alanlarına, konutlara, iş yerlerine ve sanayi yapılarına olan ihtiyacı da artırıyor. Yeni yapılar elbette gelişmenin ve artan ihtiyaçların bir sonucu ancak özellikle son yıllarda sayıları artan yüksek katlı binalar, yoğun kar yağışı alan havzamızda başka bir riski de beraberinde getirmektedir. Çatılarda biriken kar ve buz kütlelerinin yüksekten vatandaşların, cadde, kaldırım ve araçların üzerine düşüp bir felakete neden olması…
Bu nedenle mesele artık yalnızca bir ilçenin veya birkaç yerleşim yerinin sorunu değildir. Yapılaşmanın hızlandığı ve yoğun kar yağışının yaşandığı Van Gölü Havzası'nın tamamı için giderek büyüyen bir can ve mal güvenliği meselesine dönüşmüştür.
Bitlis merkezde, Tatvan’da, Çaldıran’da ve havzanın yoğun kar alan birçok yerinde aynı tehlike var. Geçtiğimiz kış Tatvan’da bir genç kızımız çatıdan düşen kar ve buz kütlesinin altında kalarak hayatını kaybetti. Çaldıran’da bir gencimiz yaralandı. Bitlis merkezde araçların ve iş yerlerinin zarar gördüğü olaylar yaşandı.
Tedbir alınmazsa bu kış da benzer olayların yaşanacağını hepimiz çok iyi biliyoruz.
“TATVAN’A AYRI BİR PARANTEZ AÇMAKTA FAYDA VAR”
Tatvan’da hızlı kentleşmeyle birlikte artan nüfus ve yeni yapılar, başta ulaşım olmak üzere kış aylarında birçok yeni sorunu da beraberinde getiriyor.
Bunlardan biri de çatılarda biriken karların düşerek canımıza ve malımıza zarar vermesidir. Daha geçen kış bir genç kızımız çatıdan düşen kar kütlesinin altında can verdi. O kız çocuğu sadece oradan geçiyordu.
O gün oradan geçen hepimizin çocuğu veya bizden biri olabilirdi! Önceki yıllarda da Tatvan’da ölümlü ve yaralanmalı kazalar yaşandı. Birçok aracın üzerine çatı karı düştü, maddi zararlar meydana geldi.
Tatvan bu yaz da onlarca yeni ve büyük binanın yapılmasıyla büyümeye devam etti. Ama geçmişte yaşananlara rağmen çatı karının düşmesini önleyecek yeterli tedbirlerin alınmadığını da görüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki kışın da zor geçeceğini şimdiden söylemek mümkündür.
Büyük bir vebal ilgili kurumları, bina sahiplerini, müteahhitleri ve şehirde yaşayan hepimizi bekliyor.
Hepimiz sorumluyuz. Madem bu tehlikeyi biliyoruz, o zaman kar yağmasını beklemeden bugünden tedbirimizi almalıyız.
PEKİ, NELER YAPABİLİRİZ?
Çözüm aslında çok zor değil.
1. Başta ana caddeler, okul çevreleri ve insanların yoğun olarak kullandığı kaldırımlar olmak üzere riskli çatılar şimdiden belirlenmelidir.
2. Cadde ve kaldırımlara bakan çatılarda karın kütle halinde düşmesini önleyen kar tutucu sistemler yaygınlaştırılarak yeni yapılan binalarda bu sistemler daha proje aşamasında düşünülmeli ve ilgili imar ve ruhsat süreçlerinde bir zorunluluk haline getirilmelidir.
3. Belediyeler kış gelmeden riskli binalarda gerekli kontrolleri yapmalı, bina sahipleri ve yöneticileri tedbir almaları konusunda uyarmalı; tespit edilen risk ve yapılan uyarılar kayıt altına alınarak sorumluluklar açıkça ortaya konulmalıdır.
4. Yoğun kar yağışından sonra çatılarda biriken kar ve buz gelişigüzel aşağıya atılmadan, gerekli güvenlik önlemleri alınarak kontrollü şekilde temizlenmelidir.
5. Van ve Bitlis Valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımız, AFAD ve ilgili kurumlarımız daha kış gelmeden bir araya gelerek havza genelinde gerekli tedbirleri şimdiden planlamalıdır.
Aslında yapılması gerekenler bellidir. Bir canımıza daha zarar gelmeden, bir aracın daha üzerine tonlarca kar düşmeden bunu yapmak zorundayız. Tedbirimizi kar yağdıktan sonra değil, bugünden almalıyız. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle esenle kalın…