İnsan ilişkilerinde bazen çok küçük şeylerin, aslında büyük şeyler anlattığını düşünüyorum.
İnsan, sevdiği birinin karşısında yalnızca sevgisini değil tahammülünü de taşır.
Çünkü sevmek, karşımızdaki insanın her halinden hoşlanmak değildir. Onun bazı davranışlarına içerlemek, bazı sözlerine kırılmak, bazı alışkanlıklarından rahatsız olmak da mümkündür. Asıl mesele, bütün bunlarla ne yaptığımızdır.
İnsanın elinde bazen çok güçlü bir şey vardır: söyleme hakkı. Ama her hakkımızı kullanmak zorunda değiliz. Çünkü, bir insanın yanlışı onun tamamı değildir.
Bir insanın eksikliği, onun değerini eksiltmez. Bir insanın bize uymayan tarafları, onun sevilmeye daha az layık olduğu anlamına gelmez.
Bazen sevdiğimiz insanın bazı tarafları bize ağır gelir. Bazen anlamakta zorlanırız. Bazen onunla aynı yerden bakamayız hayata. Hatta bazen, onun varlığının içinde kendi sınırlarımızla karşılaşırız. İşte sevgi biraz da burada sınanır.
Her şey bize uyduğunda sevmek kolaydır. Sevgi, her şeyi söyleyebilecek kadar özgür olduğumuz bir dünyada, söylememeyi seçebilecek kadar ince kalabilmektir.
Ve sevgi, sevdiğimiz insanı incitmemek için kendi rahatsızlığımızı nasıl taşıdığımızdır.
Ve belki de sevgi benim düşüncelerim kadar dağınık bir şeydir.
Öznur Yakın Hanoğlu