Türkiye’de belediyelerin en önemli sorunlarından biri, gelirlerinin yetersizliği ve yerel hizmetlerin finansmanında yaşanan dar boğaz. Oysa elimizin altında, çoğu zaman farkına varmadığımız ama şehirlerin kaderini değiştirebilecek büyüklükte bir kaynak var: maden gelirleri.
Özellikle maden yatırımlarının yoğun olduğu bölgelerde belediyeler, 3213 sayılı Maden Kanunu ile birlikte önemli bir maden payı hakkına sahip. Kanun gereği, madencilik faaliyetlerinden alınan devlet hakkının %50’si faaliyet gösterilen il özel idaresine, %30’u pay verilmesi gereken belediyeye, %20’si ise köylere aktarılıyor. Teoride oldukça güçlü bir gelir kaynağı gibi duran bu sistem, pratikte çoğu yerde ya takip edilmediği için ya da doğru raporlanmadığı için belediye bütçelerine gerçek anlamda yansımıyor.
Neden Önemli?
Madenlerden elde edilen belediye payları, özellikle kırsal ve yarı kırsal ilçe belediyeleri için adeta can suyu niteliğindedir.
Birçok belediye klasik gelir kaynakları olan emlak vergisi, ilan-reklam vergisi, harçlar ve katılım paylarıyla ayakta durmakta zorlanırken, maden payları adeta yeni bir bütçe alanı yaratıyor.
Sorun Nerede Başlıyor?
Belediyelerin büyük bölümü maden paylarını takip edecek kurumsal bir sistem kurmuş değil.
• Maden ruhsat alanlarının ilçe sınırlarına tam olarak düşüp düşmediği,
• Üretim miktarlarının doğru beyan edilip edilmediği,
• Belediyeye aktarılması gereken payların eksiksiz yatırılıp yatırılmadığı
çoğu zaman denetim dışı kalıyor.
Hatta bazı belediyelerin sınırları içinde faaliyet yürüten maden şirketlerinden yıllarca tek kuruş pay almadığı, ödeme yapılmadığını aylar sonra tesadüfen öğrendiği örnekler bile mevcut.
Ne Yapılmalı?
1. Maden envanteri çıkarılmalı.
Belediye sınırları içinde kaç ruhsat bulunduğu, hangi işletmelerin üretimde olduğu, yıllık üretim miktarları düzenli takip edilmeli.
2. Özel yazılımlar ve veri takibi kullanılmalı.
E-ruhsat, e-devlet hakkı kayıtları, MAPEG verileri düzenli kontrol edilmeli.
3. Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli.
Üretim miktarlarında eksik beyan olup olmadığı teknik raporlarla kontrol edilmeli.
Maden Gelirleri Şehrin Kaderini Değiştirebilir
Van, Hakkari, Siirt, Erzincan, Elazığ, Artvin, Çanakkale, Zonguldak gibi birçok bölgede maden sahaları şehir ekonomisinin ağırlık merkezini oluşturuyor. Bu bölgelerde belediyeler maden paylarını etkin takip ettiğinde yeni bir yerel kalkınma modeli ortaya çıkabilir.
Bugün bazı belediyelerin maden paylarından yıllık 100 milyon TL’nin üzerinde gelir elde ettiği biliniyor. Bu rakam, orta ölçekli bir belediyenin neredeyse tüm yatırım bütçesine denk geliyor.
Son Söz
Maden gelirleri sadece bir ek bütçe kalemi değil, belediyelerin uzun vadeli finansal sürdürülebilirliği için stratejik bir fırsattır. Bu kaynağın doğru yönetilmesi, yerel kalkınmanın lokomotifini güçlendirecek, şehirlerin altyapı ve hizmet kalitesini yeni bir seviyeye taşıyacaktır.
Belediyeler, artık gözlerinin önünde duran bu büyük kaynağa daha dikkatli bakmalı ve maden paylarını stratejik bir yatırım aracı olarak değerlendirmelidir.