Yaşadığımız coğrafyada yapıların önemli bir kısmı ruhsatsız.
Bu bir iddia değil, sahadaki çıplak gerçek.
Mahalle mahalle gezildiğinde tablo ortada. İmar planı sonradan gelmiş, yapı önce yapılmış. İhtiyaç doğmuş, vatandaş başını sokacak bir ev inşa etmiş. Denetim zayıf kalmış, süreç büyümüş. Sonuçta ortaya ruhsatsız bir şehir dokusu çıkmış.
Peki şimdi ne yapacağız?
Görmezden mi geleceğiz?
Her binaya yıkım kararı mı alacağız?
Yoksa akılcı bir çözüm mü üreteceğiz?
Belediyeler Mali Darboğazda
Bugün belediyelerin en büyük sorunu kaynak yetersizliği. Personel giderleri artmış, altyapı ihtiyacı büyümüş, sosyal destek talepleri çoğalmış.
Ama aynı belediyeler, fiilen kullanılan binlerce yapıyı kayıt altına alamadığı için ciddi bir gelir potansiyelini de kaybediyor.
Ruhsat yoksa:
• Harç yok
• Katılım payı yok
• Düzenli vergi artışı yok
• Denetim gücü yok
Bu tablo sürdürülebilir değil.
Kaçak Yapıyı Savunmak Değil, Sisteme Dahil Etmek
Burada kimse “kaçak yapı teşvik edilsin” demiyor.
Ancak mevcut gerçeği yok sayarak şehir yönetilmez.
3194 sayılı İmar Kanunu belediyelere denetim ve ruhsat yetkisi veriyor.
5393 sayılı Belediye Kanunu ise şehir düzenini sağlama sorumluluğunu yüklüyor.
Ama sahada ne oluyor?
Yıkım kararları alınabiliyor fakat uygulanamıyor.
Para cezaları kesiliyor fakat tahsil edilemiyor.
Sorun çözülmüyor, sadece erteleniyor.
Geçici Ruhsat Modeli Tartışılmalı
Daha önce merkezi düzenleme ile milyonlarca yapı kayıt altına alındı. Bu da gösterdi ki sorun bireysel değil, yapısal.
Belki de belediyeler, teknik şartlara bağlı, süreli ve dönüşüm odaklı bir “geçici kullanım ruhsatı” modeli geliştirmeli.
Şartlar net olmalı:
• Deprem güvenliği teknik raporla incelenmeli
• Altyapı katılım bedeli alınmalı
• Yeni kaçak oluşum kesinlikle engellenmeli
• Belirli sürede imar planına uyum zorunlu tutulmalı
Bu bir af değil, şehir yönetimidir.
Asıl Mesele: Deprem
Biz deprem kuşağındayız.
Ruhsatsızlık sadece mali mesele değildir, can güvenliği meselesidir.
Denetimsiz yapı, belirsiz sorumluluk demektir.
Yarın bir afet olduğunda, “haberimiz yoktu” deme lüksümüz yok.
Cesaret Zamanı
Yerel yönetimler artık sahadaki gerçeği kabul etmek zorunda.
Yıkamayacağınız yapıyı görmezden gelmek çözüm değildir.
Kayıt altına almak, denetlemek ve dönüştürmek gerekir.
Şehirler yasakla değil, planla yönetilir.
Ruhsatsız şehir kader değildir.
Ama çözüm üretmeyen yönetim anlayışı, sorunu kader haline getirir.