Rahman’ın adıyla...
“Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: ‘İşittik ve reddettik.’, ‘Kulak vermeden dinleyin.’, ‘Bizi güt.’ derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: ‘İşittik, itaat ettik.’, ‘Bizi gözet.’ deselerdi bu, onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, kâfir oldukları için onları lânetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.” (Nisâ 4/46)
YouTuber Ruhi Çenet’in 2025’te çekip 2026’da yayınladığı, New York’ta üç mahallede yaşayan Hasidik Yahudilerin Şabat (dinlenme günü) yaşamını konu alan belgeseli, ilk iki haftada 70 milyona yakın izlenme rekoru kırdı.
Peki, neydi bu belgeseli bu kadar cazip kılan? Zira şimdiye kadar Hasidiklerle ilgili onlarca belgesel ve kısa film çekildi. Ancak hiçbiri bu kadar rağbet görmemişti. Dijital alanı ellerinde bulunduran meşhur Yahudi aklının buna müsaade etmemesi de bir sebep olabilirdi; ulaşılabilirliğin bu kadar kolay olmaması veyahut ekran yüzünün meşhur olup olmaması ya da pazarlama yüzünün tanınırlılığı da birer etken olabilir. Nitekim bu yapımla ilgili de çok fazla spekülasyon dolaşıma girdi. Takdir edenler ile tahkir edenler kıyasıya cedelleşince, arada kaynayan asıl mesele ve odaklanılması gereken şey; deklanşörün bildiğimiz bazı gerçekleri daha da görünür hâle getirmesi olmalı. Yahudi zihniyetinin paslı yüzünün bu tür ön yargı veya ön kabullerle örtülmesine izin verilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Yayımcının niyeti, arkasındaki güç, buna nasıl izin verildiği gibi haklı ama zamansız soruları bir tarafa bırakmamız gerekir.
Kadraja baktıkça duygudan duyguya atladık, zihnimizde bir sürü soru belirdi. Dinî saiklerle uydurdukları kılıflara hayret ettik, elde ettikleri maddi güce şaşırdık, ırkdaşlıklarına öfkelendik, izolasyonlarını nasıl sağladıklarını merak ettik. Belki de hepsinin cevabı meşhur Yahudi aklı mottosunda saklıydı.
Sanılmasın ki bu algı ve inanış bu güne ve bu gruba has bir durumdur. Yahudi zihniyeti kendi tarihleri boyunca hep aynı şekilde işledi. Resullere yamuk bakan bir topluluktan ne beklenebilir ki, Hz. İbrahim’i Yahudi olarak niteleyen de bu akıldı, Hz. Süleyman’a sihirbaz diyen de. Hz. Musa’yı yarı yolda bırakan da bu akıldı, Hz. İsa’yı çarmıha geren de. Hz. Muhammed’i çocuklarını tanır gibi tanıyıp inkâr edenler de... Kısacası biz onları kafalarındaki kipalarından değil, vahiyden tanıyorduk zaten.
40 dakikalık video bize sittin senedir bildiğimiz Yahudileri özetlemişti sanki. ABD halkı açısından ise vergileri ile güçlenen bir Yahudi kolonisini etiyle ,kemiğiyle görünür hâle getirdi, en azından bir kısmının sorgulamasına vesile oldu. Yahudileri tanımadan dünyayı anlamanın eksik kalacağını, dünlerini bilmeden bugünlerine aklımızın ermeyeceğini düşündüğümüzden dolayı daha da detaylandırmak ve müşahhas hale getirmek istedik.
HASİDİZM
Hasidikler, Yahudiliğin içinden çıkmış, ultra-Ortodoks Haredilerin mistisizm yönü baskın bir alt kolu olarak bilinir. 18. yüzyılda, çoğunlukla Ukrayna, Polonya ve Belarus çıkışlı; kurucu liderleri Rabbi Yisrael Eliezer olan, katı dinî kurallara tabi, ilahî bağlarını rabbi sıfatını almış hahamlarla canlı tutan, liderin sözünün Tanrı’nın sözü olduğuna inanıldığı Kabalacı bir harekettir.
Nüfusları İsrail’in toplam nüfusunun yüzde 14,3’ünü, yani 1,45 milyon kadarını oluşturur. Yaklaşık 200 bini New York, Brooklyn’de yaşayan Hasidikler, her 20 yılda bir mevcut nüfuslarını ikiye katlarlar.
Sanıldığı gibi Hasidik Chabad grubu İsrail karşıtı, Filistin yanlısı filan değiller; aksine İsrail devleti için gece gündüz dua ettiklerini itiraf ediyorlar. İsrail’in mevcut hükûmeti ile ayrıldıkları nokta esasta değil, usuldedir. Dünya genelindeki (özellikle ABD’deki) zengin Chabad mensupları ve vakıfları, İsrail’deki dinî okulların (yeşiva) finansmanına, sosyal yardım ağlarına ve hatta İsrail ordusundaki (IDF) dindar askerlerin dinî/sosyal ihtiyaçlarına büyük miktarlarda maddi fon sağlar.
BROOKLYN KRALLIĞI
SİYASİ VE ASKERİ İLİŞKİLER
Hasidik cemaatinin New York siyasetindeki muazzam etkisinin temelinde "blok oy kullanma" disiplini yatar. Cemaat liderleri (Hahamlar) seçim dönemlerinde hangi adayın destekleneceğini açıklar ve binlerce seçmen bu doğrultuda firesiz hareket eder.
New York Belediye Başkanlığı veya Valilik yarışına giren adaylar, Hasidik liderlerin desteğini alabilmek için cemaat mahallelerini bizzat ziyaret ederler.
Karşılıklı bu siyasi ilişki sayesinde Hasidik topluluğu, çocuklarını gönderdikleri ve İngilizce, matematik, fen gibi seküler dersleri müfredatından neredeyse tamamen çıkaran Yeşiva (dini okul) sistemine devletin müdahale etmesini engeller. Eyalet yasalarına aykırı olmasına rağmen bu okullar siyasi nüfuz sayesinde milyarlarca dolarlık kamu fonunu almaya devam eder.
Muhafazakar sosyal değerlere sahip olmalarına rağmen, çıkarlarını korumak adına hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi adaylarla pragmatik ittifaklar kurabilirler. Nitekim Beyaz Saray düzeyinde de karşılık bulmuş, ABD Başkanı Donald Trump 2026 yılında bir ilke imza atarak Hasidik liderleri Oval Ofis'te ağırlamıştır.
O kadar ki Trump sıradan bir restorana kahvaltı için gidebiliyor hatta restoran sahibinin babasının ölümü sebebiyle rezervasyon iptal edilebiliyor .anlaşılan o ki samimi ve güçlü bağları var.
Askerlik yapmak ise tamamen gönüllülük esasına dayalıdır. topluluğun gençleri askerlik yaptıkları takdirde koşer kurallarına uygun yeme içme, saç sakal uzatma gibi imtiyazlara sahiptirler.
EKONOMİK GÜÇ...
ABD vatandaşlarının en azından bir kısmı açısından en çok ses getiren bölümü, Hasidik topluluğunun müreffeh yaşamları ve bunu sağlayan şartlardı. Tevrat kaynaklı “yeryüzünde çoğalın ve yayılın” emri doğrultusunda çok çocuk sahibi olmak, bu grubun alametifarikası sayılır. Rızık endişelerinin olmadığını, buna ancak Tanrı’nın karar vereceğini söylemeleri de bu bolluğun içinde ironik bir ifadeydi doğrusu.Çünkü 8 ila 10 çocuk sahibi Hasidik bir aile, devletten yıllık 75 ila 100 bin dolar arası eğitim ve bakım yardımı alırken, çocuklu aileler yararına yapılan rutin bir bağış organizasyonunun hedefi bir milyon dolar gibi cüzi bir rakam olabiliyor. Ve sadece 15 dakika içerisinde 400 milyon dolar gibi bir para toplayabilme kapasitesine sahip bir güruh var ortada.
ABD ekonomisine istihdam sağlama şekilleri farklı olan Hasidikler, birebir insan gücünden ziyade “kapalı havza ekonomisi” adını verdikleri bir modelle hareket ederler. İnsan gücü olarak katkı sunmamalarının sebebi; üstün ırk olma fikirlerinin onların herhangi bir işte çalışmalarına müsaade etmemesinin yanında, iş olanaklarının dinî ritüellerini uygulamaya müsait olmaması da başka bir gerekçe olarak gösteriliyor.İstihdam ve sermaye artırımını ise kendi içlerinde çok ciddi iş imkânları yaratarak ve belirli küresel sektörleri domine ederek yaparlar.
Örneğin elmas ve mücevher ticareti... New York’taki Diamond District (Elmas Bölgesi), büyük oranda Hasidik ailelerin kontrolündedir.
E-ticaret... Amazon imparatorluğu... New York Times raporlarına göre Hasidikler, Amazon’un en büyük üçüncü taraf satıcı ağlarından birini kurmuştur. Elektronikten toptan gıdaya, devasa depoları yine kendilerinden olan Yahudilerle işletirler.
Emlak ve gayrimenkul ağı yine bu bölgede büyük ölçüde arsa, arazi, konut, ticari mülk ve topraklara sahiptiler . Ve gelirler, kendi döngüleri içinde çoğunlukla İsrail devleti yararına kullanılır.
Kur’an, onlara içirilmiş dünya sevgisinin derecesini bin dört yüz yıl önce şöyle tespit etmiş: “Ve sen, onları, yaşamaya karşı insanların en ihtiraslısı, hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha çok ihtiraslı bulacaksın. Her biri bin yıl yaşamak ister. Oysaki uzun ömürlü olmak, böyle birini azâptan kurtarmaz. Zira Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir.” (Bakara: 96)
GÜVENLİK VE YARGI SİSTEMLERİ
ABD güvenlik güçlerine paralel bir güvenlik sistemleri var. Shomrim veya Shmira (bekçiler/gözetleyiciler) adı verilen sivil güvenlik ekipleri; bölgede işlenen hırsızlık, darp, çocuk kaçırma gibi adi suçlara müdahale ve cemaat dışından gelen kişilerin şüpheli durumlarına el koymayı da kapsayacak kadar teşekküllü. Bu grup, ABD polisi olay yerine gelmeden müdahale yetkisine sahipti ve grup üyelerinin ruhsatlı silah taşıma oranı da her geçen gün artmaktadır.
Mahallede cemaat içinden birinin işlediği bir suç, örneğin aile içi şiddet veya istismar gibi ağır vakalar yaşandığında, bu sivil birimler olayı Amerikan polisine taşımak yerine öncelikle kendi hahamlarına ve dinî mahkemelerine iletirler. Yargı sonucu verdikleri hükümler, ABD hukuk sistemince belirli şartlar dâhilinde kabul görür ve uygulanır.
Bu durum, suçların dış dünyadan gizlenmesine ve Amerikan adalet sisteminin mahalle sınırları içinde tam olarak işlememesine yol açtığı gerekçesiyle New York kamuoyunda ciddi bir biçimde eleştirilmektedir.
SAĞLIK
Tıpkı güvenlik birimleri Shomrim gibi, bu mahallelerde resmî devlet kurumları yerine cemaatin kendi gönüllülerinden oluşan özel ambulans ağları, Hatzalah (yardım/kurtarma) da hizmet vermektedir.
Amerika’da özel sağlık sigortaları oldukça pahalı olmasına rağmen, piyasa değeri 75 bin dolar olan devlet destekli sağlık sigortasından cemaatin yüzde 70’i faydalanmaktadır. Üstelik erkeklerin yüksek maaşlı üst düzey bir işte çalışmak yerine gün boyu dinî kurumlarda eğitim görmelerine rağmen, onları kâğıt üzerinde düşük gelirli, yoksul statüsünde göstererek Medicaid sigortasına sahip olmaları sağlanmaktadır. Elbette bir Yahudi dünyaya bedel olduğu için devletin acil müdahale edememe riskine karşın kendi ambulans ağları devreye girer. Hatzalah lokasyona hâkim olduğu için acil çağrı geldikten hemen sonra doktorun ekibiyle birlikte 90 saniye ile 3 dakika içinde müdahale etme gücü var. Bir Yahudi daha dünyadan eksilmesin diye canla başla çalışan bu ekipler onlar için hayati önem taşıyor.
AİLE VE NÜFUS
Hasidikler bir nevi görücü usulü evlilik yaparlar. Aracı kişi, birbirine uygun bulduğu gençleri aileler eşliğinde tanıştırır ve kararları olumlu olduğu takdirde kısa bir süre içerisinde evlendirilirler. Sevginin evlendikten sonra oluşacağını, çünkü İshak’ın Rebeka ile evliliğinin böyle gerçekleştiğine inanılır.
Sokakta mikrofon uzatılan yaşlıca bir Hasidik’e “Neden bu kadar çocuk?” sorusuna, “Neye göre çok? Mesela 10 çocuğu olan bir ailenin neden daha fazla çocuğu olmasın? Bunun kararını Tanrı verir.” şeklinde verdiği cevap, nüfus artışına dair düşünce ve ideallerini gösteriyordu. Örneğin Hasidik topluluktan ayrılan ve daha önce hahamla evli olan bir kadın, 10 çocuk doğurduktan sonra bu duruma isyan ettiğini ve bunun kendisine ağır geldiğini ifade ediyor, bu vesileyle boşandığını söylüyordu. Çünkü ancak bir hahamın emri ile doğumlar sınırlandırılabiliyor.
EĞİTİM
Tevrat ve Talmud Odaklı Müfredat
Çocuklar ve gençler, sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar sinagoglarda veya Yeşiva’da (Yahudi dinî eğitim kurumu) denen özel okullarda eğitim görürler. Müfredat tamamen Tevrat, Talmud ve Hasidik felsefesi üzerine kuruludur. Bu okullarda matematik, fen bilimleri, coğrafya veya tarih gibi seküler (dünyevi) dersler neredeyse hiç verilmez. Erkek çocukların çoğu ana dilleri olan Yidiş dilini konuşur; içinde yaşadıkları Amerika’nın resmî dili olan İngilizceyi bile çok temel düzeyde bilirler veya hiç öğrenmezler.
Kızlar ve erkekler ayrı okullarda, ayrı müfredatlara tabidirler. Erkekler daha ağırlıklı dinî eğitim görürken, kızlar daha modern olarak tanımlanan fen, matematik, yabancı dil, sosyal bilgiler ağırlıklı dersler alırlar. Tabii ki ev, annelik ve çocuk bakımı gibi dersler de görürler. Kız çocuklarının dinî liderliği söz konusu olamayacağı için hâliyle modern ilimleri öğrenmelerinde bir sakınca görülmez.
SOSYAL HAYAT VE TÜKETİM KÜLTÜRLERİ
Sosyal medya veya dijitalden mümkün olduğunca uzak, giyim kuşamın ve kadın-erkek ilişkilerinin dinî hayata göre şekillendirildiği ve aile odaklı bir sosyal yaşam mevcuttur.
Sosyal medyanın neredeyse sıfırlandığı, internetin, kameranın, video çekiminin şeytan işi ve insanı boşluğa sürüklediği algısının hâkim olduğu koşer (Yahudi dinî kurallarına uygun) teknolojik ürünler kullanırlar. Örneğin mesajlaşma özelliği bile bulunmayan telefonlar, filtreli internet ve yazılımları, müzik çalarlar, hücresel veri özelliği bulunmayan kameralar, video değil sadece fotoğraf çeken cihazlar, Şabat’a özel açma kapama düğmesi olmayan aydınlatma aletleri vs....
Zincir marketler, Starbucks, McDonald’s ve Toys “R” Us gibi global markalar değil; koşer şartlarına uygun kendi ürünlerini üretip tüketmeyi tercih ediyorlar.
Oyuncak mağazalarında Barbie bebek göremezsiniz; çünkü çocukları yanlışa sevk ettiği düşünülür. Onun yerine daha aile odaklı ve düzgün kıyafetli bebekler tercih edilir.
En fazla rağbet gören puzzle (yapboz), Kutsal Tapınak puzzle’ıdır. Çocuk kitaplarında ise “İran’dan Kaçış” ve “Saddam İçin Oyunun Sonu” gibi eserler rağbet görür.
Michael Jackson, Ronaldo gibi dünyanın geri kalanının tanımamasının ayıp sayıldığı figürleri tanımayanlar yoğunluktadır.
Kamusal alanı denetleyen ekipleri var. Gönüllü hizmet veren bu grup iffet denetçileri olarak biliniyor. Vitrinlerde sergilenen ürünlerin uygun olup olmadığını, kadın ve erkeklerin sosyal mesafelerini, giyim kuşamlarını, sokaklarda onaylanmamış dijital cihazları kullananları tespit ve uyarı görevi de dâhil, dışarıdan gelenlerin topluluk kurallarına uymaları için gerekli uyarı tabelaları asmaya kadar bu denetçilerin görev alanına girer.
VE DİN...
Daha önce saydığımız başlıkların tamamı din saikiyle yapılanlar kapsamında; fakat daha net bir tablo olması açısından bu başlığı ayrıca işlemeyi tercih ettik.
Din ve Yahudi zihniyeti bir araya gelince, işin içinde dinlerini oyun ve eğlenceye çeviren efsane, tabu, totem, bağnazlık ve üçkâğıt gelmemesi; ya Yahudileri tanımadığımızı ya da Kur’an’ı hakkıyla okumadığımızı gösterir.
Bugünü anlamak için Kur’an’ın tanıttığı İsrailoğulları mantığını iyi bilmek şarttır.
Müslümanın “iman varsa imkân vardır” ilkesi, onlarda “imkân varsa iman vardır”a evrilmiş durumda . Çalışmak zorunda olmadıkları için günün 10 saati aşkın zamanını ibadethanede sallanarak dua ve Tevrat ezberi ile geçirebiliyorlar.
Senede üç defa birer hafta kutladıkları bayramlarda ve haftada bir cumartesi günleri tatil yaptıkları Şabatlarda, her şeyi kitabına uydurarak kullanıma uygun duruma getirmişler. Nasıl mı?
Sukot (Çardaklar Bayramı): Tam olarak 7 gün, İsrail dışında 8 gün sürer. Yahudiler bu bayram boyunca evlerinin bahçesine veya balkonuna “Suka” adı verilen derme çatma çardaklar kurarak vakit geçirir ve yemeklerini orada yerler. Genellikle Eylül ya da Ekim aylarına denk gelir.
Hanuka (Işıklar Bayramı): Toplamda 8 gün sürer. Her gece dokuz kollu şamdanın (Hanukiya) bir mumu yakılır. Genellikle Kasım ya da Aralık aylarına denk gelir.
Pesah (Hamursuz Bayramı): Toplamda 7-8 gün sürer. Mısır’dan çıkışı anmak için kutlanır ve bu süre boyunca mayalı hiçbir yiyecek tüketilmez. Bahar aylarında, Mart-Nisan aylarında kutlanır.
Bunun dışında mimari yapıları bile dinî kurallara inşa edilir. Her yıl bir hafta kutlanan Sukot Bayramı’nda, her gece yıldızları engelsiz görebilmeleri için çok katlı binalarda dahi hiçbir balkon öbür balkonun görüş açısını kapatmayacağı şekilde tasarlanır. Atalarının Mısır sürgünü sonrası çölde yaşadıklarının benzerini yaşamak için böyle yaparlar.
Tevrat’ta evlerin mutlaka korkuluklarla korunması emrine binaen, yüksek binalarda bile her pencere ve balkon mutlaka korkuluklarla çevrilidir. Hatta bazı evlerin iç bölmeleri de öyledir.
Ve Şabat... İbranicede dinlenmek, iş bırakmak anlamına gelen Şabat, her cuma gün batımı ile başlar, cumartesi akşamı üç yıldız görünene kadar sürer.
Hâşâ, Yaradan’ın altı günde evreni yarattığına, yedinci gün ise dinlenmeye çekildiğine olan inanç nedeniyle, genelde Yahudiler, özelde ise Hasidikler, bu gün yapılmaması gereken yasaklara ve yapılması gereken ritüellere fazlasıyla itina gösterirler.
Bir şartla: Kendi uydurdukları kitaba bile uymayıp işlerine geleni kitabına uydurarak...
Ateşle ilgili, elektrik de dâhil, hiçbir iş yapmamak; telefon, bilgisayar, televizyon kullanmamak; arabaya binip motoru çalıştırmamak; asansöre binmemek; yemek pişirmemek; kamusal alanda eşya taşımamak... Buna anahtar taşımaktan tutun da bebek arabası ittirmeye kadar birçok şey de dâhil.
Tarla ekip biçmek, meyve koparmak, kahve, biber ve tahıl öğütmek, sebze rendelemek, önceki günden pişirilmiş balığın kılçığını ayıklamak, ev işleri yapmak, ticari sözleşme yazmak, yazı yazıp silmek vs... Hepsi yasak.
Ta ki Yahudi aklı tüm bunlara bir çözüm bulana kadar.
Belgeselde en dikkat çekici yönlerden biri, bir Hasidik’in evindeki Şabat anlatısıydı.
Evde her şeyden iki adet vardı: mikrodalga, buzdolabı, fırın, mutfak tezgâhı vs... Sebebi ise yarısı süt ürünleri pişirmek veya ısıtmak, yıkamak için; öbür yarısı et ürünleri için. Tevrat’taki “Bir oğlağı anasının sütünde pişirmeyeceksin.” emri gereği et ve sütün beraber tüketilmesi haramdır. Olur ki aynı gün içinde tüketilecekse en az üç saat arayla yenilebilr.
Asansör düğmesine basmak haram olduğundan, her katta otomatik duran asansör...
Buzdolabı açılınca ışık açılacağından, Şabat gününe özel ışığı iptal edilen buzdolapları...
Olur da gece kitap okumak isterlerse, Şabat lambası dedikleri düğmesi olmayan ama ışığın önünü kapatabilecekleri özel mekanizmalı aydınlatmalar...
Evden dışarıya, evden eve ya da herhangi bir yere eşya taşımak ve araç kullanmanın helal yolunu da Eruv denen bir sistem kurarak bulmuşlar. Eruv şöyle işler: Elektrik direkleri arasına, bazı mahallelerde 32 km, bazılarında ise 88 km’ye kadar teller çekilir ve burası o evin avlusu gibi olmuş olur. Tekerlekli sandalye kullananlar veya hastalar ilaçlarını yanlarında taşısınlar diye de böyle bir çözüm üretmişler.
Reklam panolarında kadın yüzü kullanılmaz. Kitap veya dergilerde de öyle. Reklam afişlerinde genelde hikâye dinlemek isteyenler için fetva veya dinî bilgi için hahamların kısa hatlarının tanıtımları yer alır.
Köprülerin korkulukları brandalarla örtülür ,sebebi de alttan geçen araçlardaki müstehcen reklamların görülme riskine karşı tedbirdir.
Kadınlar evlendikten hemen sonra, eşlerinin yanında bile saçlarını örtmek zorundalar. Ya başörtüsü ya da peruk tercih edilir. Bu uygulama genelde Satmarlar’a (Hasidik Yahudiliğin önemli topluluklarından biri) özeldir ve ortalama bir ömür süren bir kadın, ömrü boyunca sadece peruklara 65 bin dolar harcar. Roportajda Hahama neden saç yerine peruk görünürde bir farkı yok sorusuna pek de inandırıcı bir cevap alınamadı.belli ki yahudi aklı henüz bu konu üzerine çalışmamıştı.
Erkek çocuklar üç yaşından itibaren peyot denen, her iki yandan saç lülelerini uzatırlar. 13 yaşından itibaren rekel (geleneksel uzun ceket) denen forma tipi takım elbise giyerler. Gözlükler bile aynıdır; sebebini ise kimse kıyafetiyle öbürünün önüne geçmesin, tek tip olsun diye açıklıyorlar. Yine Tanrı’nın 613 emrini temsil ettiğine inanılan ve giysilerin köşelerine takılan tzitzit adı verilen özel örgülü püsküller ve püsküllerin bağlı olduğu günlük olarak gömlek altına veya dua sırasında üste giyilen tallit adlı dört köşeli kumaş kıyafetler giyilir. Yahudi denince ilk akla gelen görsel nesne kipadır. Kipalarını asla çıkarmazlar; çünkü onlara göre Tanrı’nın elinin üzerlerinde olduğunun delilidir. Kipa kendiliğinden düşerse sorumluluk yoktur. Ayin sırasında başlarına ve kollarına, içinde ayetler bulunan tefillin (dua kutucukları) adı verilen kutucuklar ve kutsal birtakım nesneler takarlar.
Çenet 2024’te “kanlı yataklar”, bebek sandalyeleri, çeşitli ev eşyaları ile gündem olan tünellerin olduğu 770 adlı sinagoga da giriyor ve çocuk, genç, yaşlı ayrı ayrı olmak kaydıyla kadın ve erkeklerin 12 saati aşkın Tevrat ezberi yaptıkları görülüyor. İsrail devletinin bekası ve Yahudilerin korunması için dualar ediliyor. Tünellerin sebebi sorulduğunda ise, onlar tünel değil, sadece bir binadan öbürüne geçmek için kazılan birer alt geçitti, ruhsatsız yapıldığı için gündem oldu gibi komik bir cevapla karşılık veriliyordu.
Övündükleri Yahudi aklı onlara öyle şeytani işler yaptırıyor ki, akıllara zarar... Rabbimiz tüm bu yapıp ettiklerini bir cümle ile ne kadar da muazzam ifade etmiş:
“Dünya hayatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevklerini din hâline getiren kimseleri kendi hâline bırak. Fakat şunu da onlara hatırlat ki, her insan işlediklerine karşılık ipotek altına alınacak.” (En‘âm: 70)
Yahudi zihniyeti ile Kur’an’ı tedebbüren okuyan Müslümanlar asırlardır tanışık zaten. Filistin halkı ise bir asra yakındır kirli yüzlerine aynel yakin tanıklık ettiler, ediyorlar. Şimdi sıra onların ne menem güruh olduklarını görmek isteyen dünyanın ötekilerinde...
Vesselam…