Bir sözleşmeye iki kez, üç kez hatta daha fazla süre uzatımı verilebilir mi? Yoksa süre uzatımı, yüklenicinin işi zamanında bitirememesini örtmenin bir yolu hâline mi geliyor?

Kamu ihalelerinde sözleşmenin imzalanması, yalnızca bir işin başlangıcı değil, aynı zamanda idare ile yüklenicinin karşılıklı sorumluluklarının da başlangıcıdır. Yüklenici işi sözleşmede belirlenen sürede tamamlamakla, idare ise sözleşme hükümlerini mevzuata uygun biçimde uygulamakla yükümlüdür.

Ancak uygulamada zaman zaman karşımıza çıkan bir mesele var: Mücbir sebep gerekçesiyle verilen süre uzatımları.

Özellikle belediyelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde şu sorunun cevabı önem taşıyor: Mücbir sebep nedeniyle süre uzatımı kaç defa verilebilir?

Kanunda kaç defa verilebileceği yazıyor mu?

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 10’uncu maddesi, mücbir sebepleri düzenliyor. Doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık ve kısmi veya genel seferberlik ilanı bu kapsamda sayılan başlıca hâller arasında yer alıyor. Kanun, ayrıca Kamu İhale Kurumuna benzeri diğer durumları mücbir sebep olarak belirleme yetkisi tanıyor.

Mücbir sebebin kabul edilebilmesi için olayın yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması, taahhüdün yerine getirilmesine engel olması, yüklenicinin engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi, kural olarak olayın meydana geldiği tarihi izleyen 20 gün içinde idareye yazılı bildirim yapılması ve durumun yetkili mercilerce belgelendirilmesi gerekiyor. Burada dikkat çekici bir ayrıntı var: Kanun, mücbir sebep nedeniyle süre uzatımının kaç kez verilebileceğine dair genel bir sayı sınırı koymuyor.

Ancak bu durum, idarenin aynı gerekçeyle sınırsız süre uzatımı verebileceği anlamına gelmiyor. Her talep kendi koşulları içinde değerlendirilmek zorunda. Bir kez verilen süre uzatımı, ikinci kez verilemeyeceği anlamına gelmez

Gerçekten devam eden veya yeniden ortaya çıkan bir mücbir sebep, işin tamamlanmasını engellemeye devam ediyorsa ikinci bir süre uzatımı hukuken mümkün olabilir.

Örneğin, doğal afet nedeniyle bir yapım işinin yürütülmesi fiilen imkânsız hâle gelmiş ve ilk süre uzatımı verilmiş olabilir. Afetin etkileri devam ediyor, yüklenicinin kusuru bulunmuyor ve işin tamamlanması hâlâ engelleniyorsa yeni bir talebin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Fakat ilk uzatımın verilmiş olması, sonraki bütün taleplerin otomatik olarak kabul edilmesini gerektirmez.

Her defasında olayın devam edip etmediği, önceki uzatımın hangi süreyi kapsadığı, yeni talebin hangi gecikmeye dayandığı ve işin tamamlanmasına etkisi incelenmelidir.

Önemli olan süre uzatımının kaç kez verildiği değil, her bir uzatımın hukuki ve fiilî dayanağının bulunup bulunmadığıdır.

Sayıştayın uyarısı: Sözleşmeye aykırı süre uzatımı kamu zararı doğurabilir

Sayıştay 8. Dairesinin 17 Kasım 2015 tarihli ve 62 sayılı kararında, hava koşulları gerekçesiyle verilen süre uzatımları değerlendirilmiştir.

Kararda, sözleşmede çalışmaya uygun olmayan hava koşullarının süre hesabında zaten dikkate alındığı bir işte, aynı gerekçeyle ayrıca süre uzatımı verilmesinin sözleşmeye aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Kararda ayrıca, olağan mevsim koşullarının kendiliğinden mücbir sebep kabul edilemeyeceği ve belirli durumlarda Kamu İhale Kurumunun değerlendirmesinin gerekli olabileceği belirtilmiştir.

Bu kararın verdiği mesaj açıktır: Süre uzatımı kararları, yalnızca idarenin takdirine dayandırılamaz; sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuatla uyumlu olmalıdır.

Burada her hatalı süre uzatımının otomatik olarak kamu zararı doğurduğunu söylemek de doğru değildir. Sorumluluk ve varsa kamu zararının varlığı, somut olayın şartları ve mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Süre uzatımı mı, sözleşme disiplininin kaybı mı?

Bir belediye aynı yükleniciye art arda süre uzatımları veriyorsa sorulması gereken sorular bellidir:

* İlk süre uzatımına hangi olay gerekçe gösterildi?

*İlk uzatımın kapsadığı süre ile ikinci talebin dayandığı gecikme birbirinden farklı mı veya ilk süre uzatımındaki mücbir sebep süre olarak devam ediyor mu?

* Mücbir sebep gerçekten devam ediyor mu, yoksa yeni talep yüklenicinin kendi kusurundan mı kaynaklanıyor?

* Sözleşme ve ihale dokümanında yer alan hükümler incelendi mi?

Bu soruların cevapları, işlemin mevzuata uygunluğunu değerlendirmek bakımından önem taşıyor.

Son söz: Kamu sözleşmelerinde esas olan gerekçe ve hesap verebilirliktir

Kamu ihalesi sonucunda imzalanan sözleşmeler, tarafların keyfî kararlarına göre değil, kanunlara ve sözleşme hükümlerine göre yürütülmelidir.

Mücbir sebep gerçekten varsa yüklenicinin hakları korunmalıdır. Ancak mücbir sebep bulunmadığı hâlde süre uzatımı verilmesi de kamu kaynaklarının korunması ve eşit uygulama ilkeleri açısından sorgulanmalıdır.

Çünkü bir yükleniciye tanınan her ilave süre, yalnızca takvimdeki bir değişiklik değildir; sözleşmenin uygulanmasını, idarenin hizmet planlamasını ve bazı durumlarda kamu hizmetinin zamanında sunulmasını da etkileyebilir.

Sonuç olarak, mücbir sebep nedeniyle süre uzatımında esas alınacak ölçüt, kaçıncı kez uzatım verildiği değil; kanuni şartların her defasında gerçekleşip gerçekleşmediğidir.