Van ve Bitlis'in yanı sıra Van Gölü kıyısında iki yeni ilin kurulması ihtimali, bölgemiz açısından sevindirici bir gelişmedir. Erciş ve Ahlat'ın il olmasının yeniden gündeme gelmesini, Van Gölü Havzası'nın geleceği açısından önemli buluyoruz.
İki yeni ilin kurulması, Van Gölü Havzası'nın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına önemli katkılar sağlayabilir.
Her yeni ilde valilik, il müdürlükleri ve diğer kamu kurumlarının oluşturulması, vatandaşlarımızın kamu hizmetlerinden daha etkin yararlanmasını sağlayabileceği gibi yeni yatırımları ve istihdam alanlarını da beraberinde getirebilir.
Yeni idari yapılanmayla birlikte ulaşım altyapısı, sağlık ve eğitim hizmetleri gelişebilir; bölgenin turizm potansiyeli daha etkin değerlendirilebilir. Tarım ve hayvancılığa yönelik destekler güçlenirken çevre koruma çalışmaları ve yerel sorunların çözümünde daha etkili adımlar atılabilir.
Bu gelişme, yalnızca Ahlat ve Erciş için değil, Van Gölü Havzası'nın tamamının kalkınması açısından önemli bir fırsata dönüşebilir.
Bu açılardan bakıldığında neden olmasın? Bölgemizin kalkınmasına ve vatandaşlarımızın yararına olacak her adımı kıymetli buluyor ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ancak konunun bir de Van Gölü'nün geleceğini doğrudan ilgilendiren yönü bulunmaktadır.
Ahlat ve Erciş'in il olması durumunda Van Gölü, artık dört ilin valilikleri, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlükleri ve diğer ilgili kurumlarının sorumluluk alanında bulunacaktır. Bu durum, gölün yönetimi ve korunması açısından yeni bir idari yapıyı ve daha güçlü bir koordinasyon ihtiyacını gündeme getirecektir.
Yıllardır Van Gölü Havzası'nın iki il, çok sayıda yerel aktör ve kamu kurumunun sorumluluk alanında bulunduğunu, yaklaşık 1,5 milyon vatandaşın kullanımından kaynaklanan etkilerle birlikte yönetsel ve çevresel açıdan ciddi baskılar altında olduğunu dile getiriyoruz.
İklim değişikliğinin giderek artan etkileri de dikkate alındığında, Van Gölü ekosisteminin sürdürülebilirliğini sağlamanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz.
Elbette bu sorunları dile getirirken çözüm önerimizi de yıllardır kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Bizim savunduğumuz model oldukça açık: Daha sade, daha etkin ve işi yalnızca Van Gölü olan bir yönetim anlayışı.
Tıpkı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Kapadokya Alan Başkanlığı örneklerinde olduğu gibi, Van Gölü için de kendine özgü bir “Van Gölü Alan Başkanlığı” modelinin hayata geçirilmesini istiyoruz.
Evet, Ahlat ve Erciş'in il olmasıyla birlikte dört ilimiz olacak ve bölgenin imkânları daha da artabilecektir. Ancak bu gelişmenin, ortak bir yönetim mekanizması oluşturulmadığı takdirde, Van Gölü'nün idari ve çevresel yönetimini daha karmaşık hâle getirme ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Bu nedenle iki yeni ilin kurulmasını desteklerken Van Gölü Alan Başkanlığını da bu gelişmenin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz.
İnanıyoruz ki yeni illerin sağlayacağı imkânlar, güçlü bir havza yönetimiyle birleştirildiğinde Van Gölü Havzası geleceğin en cazip turizm ve kalkınma bölgelerinden biri hâline gelebilir.
Bunun yanında yıllardır gündemde olan ‘Kuzey Van Gölü Hızlı Tren Hattı’ da özellikle Ahlat ve Erciş açısından büyük önem taşımaktadır.
Tatvan–Ahlat–Adilcevaz–Erciş–Van güzergâhında yapılacak bu demiryolu hattı, bölgenin ulaşım ve lojistik altyapısını güçlendirecek, ticaret ve turizm potansiyelinin gelişmesine önemli katkılar sağlayabilecektir.
Van Gölü Havzası'nın yeni idari yapılarla güçlendirilmesi, ulaşım yatırımlarıyla desteklenmesi ve Van Gölü Alan Başkanlığı çatısı altında bütüncül bir anlayışla yönetilmesi, bölgesel kalkınma açısından güçlü bir adım olacaktır.
Özellikle Ahlat ve Erciş'in doğal güzellikleri kadar tarihî ve kültürel zenginliklerinin de yeni idari yapılanmayla birlikte daha fazla ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz. Bu gelişme, Van Gölü çevresinde turizmin çeşitlenmesine ve bölgenin ulusal ve uluslararası düzeyde daha güçlü tanıtılmasına katkı sağlayabilir.
Hasılı, Ahlat ve Erciş'in il olmasını bölgesel kalkınma açısından önemli bir fırsat olarak görüyor ve destekliyoruz.
Ancak bir hususun altını özellikle çizmek istiyoruz:
Van Gölü'nün çevresindeki il sayısı artabilir, idari sınırlar değişebilir, yeni kurumlar kurulabilir. Fakat Van Gölü tektir ve bir bütün olarak korunmalı, planlanmalı ve yönetilmelidir.
Bu nedenle Van Gölü Alan Başkanlığının kurulmasının, gölümüzün geleceği ve havzamızın sürdürülebilir kalkınması açısından artık ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.
Selametle ve sağlıcakla kalın…