Hayatta bazı anlar vardır; alıştığımız düzen kırılır, içimizdeki denge sarsılır.

İlk anda bunu bir son gibi görürüz. Oysa bazı kırılmalar, bize başka türlü bakmayı öğretir.

Zor zamanlarda zihnimiz hep geçmişe döner:

“Keşke…”
“Neden ben?”

Belki de daha sade bir soru sormalıyız:

Şu anda, burada, iyi olan ne?

Bir dostun sesi, derin bir nefes, sabahın sessizliği, sevdiğimiz birinin yüzü…

Bazen insanı hayata bağlayan şeyler büyük değildir. Sadece onların farkına varmayı unutmuşuzdur.

Dayanıklılık, hiç kırılmamak değildir.

Kırıldığımız yerden yeniden ayağa kalkabilmektir.

Çatlakları tamamen kapatamayız.

Ama belki de insan, en çok kırıldığı yerden değişir